Kayıtlar

Temmuz, 2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Göçmen Karşıtlığı: Batı’nın da Derinleştirdiği Küresel Bir Yara!

Resim
  ! Göçmen Karşıtlığı: Batı’nın da Derinleştirdiği Küresel Bir Yara Yazar: Gouya Roshan (Güya Aydın )  İnsan onurunun giderek daha çok dillendirildiği bir dünyada, sessizce yayılan bir olgu var: göçmen karşıtlığı. Bu olgu yalnızca insan haklarını çiğnemekle kalmıyor, aynı zamanda birçok hükümetin, kurumun ve hatta modern toplumların ikiyüzlü yüzünü de gözler önüne seriyor. Yıllardır Batılı medya ve hükümetler — Avrupa’dan Amerika Birleşik Devletleri’ne kadar — kendilerini diğer ülkelerin davranışlarını izleyen ve yargılayan birer denetçi gibi sunuyorlar. İnsan hakları kisvesi altında, özellikle Afganlar olmak üzere göçmenlere yönelik ayrımcılık nedeniyle İran gibi ülkelere sert eleştiriler yöneltiyorlar. Bu eleştiriler çoğu zaman yerinde ve gerekliydi. Ancak bugün, göçmen karşıtı duygular yalnızca bizim sınırlarımızın ötesinde değil; Avrupa ve ABD’de de kurumsallaşıyor, yasallaşıyor ve meşrulaştırılıyor. Bazı açılardan, Batı’da bugün yaşananlar, demokratik olmayan ülkelerdeki ...

Çin'in İkiyüzlülüğü: Filistin İçin Timsah Gözyaşları, Uygurlar İçin İşkence

Resim
Çin'in İkiyüzlülüğü: Filistin İçin Timsah Gözyaşları, Uygurlar İçin İşkence Yazar: Gouya Roshan(Güya Aydın ) Hakikatin siyasetin külleri altında gömülü kaldığı bir dünyada, Çin modern zamanların en büyük ikiyüzlülüklerinden birini sergiledi. Filistin'e yaptığı insani yardımın görüntüleri bugün televizyonlarda izlenebiliyor. Çin bayrağı, tıbbi malzeme ve Gazze'yi yeniden inşa etme vaatleri taşıyan paketler... Ancak bu insani jestin ardında karanlık ve acı verici bir leke yatıyor: milyonlarca Uygur Müslüman'ın dünyanın sessizliğinde bastırıldığı Sincan'daki işkence ve insanlık dışı kamplar. Çin, kendi Müslümanlarına bile merhamet göstermeyen bir ülke. İslam'ın aşırılıkla özdeşleştirildiği bir ülkede, çocuklar "yeniden eğitilmek" için ailelerinden ayrılıyor. Kuran yasak, oruç tutmak suç ve uzun sakal veya peçe takmak affedilmez bir günah. Camiler vahşice yıkıldı, kubbeleri yıkıldı. Uygur sokaklarında ezan sesi artık duyulmuyor. Oysa güvenlik kameraları, t...

Ayrımcılık Kokan Bir Sessizlik

Resim
Ayrımcılık Kokan Bir Sessizlik Yazar: Gouya Roshan(Güya Aydın) Her günün patlamalarla, kan dökülmeleriyle ve yerinden edilmelerle başladığı bir dünyada, uluslararası kurumların sessizliği sadece sağır edici değil, aynı zamanda utanç verici. Birleşmiş Milletler, UNICEF, İnsan Hakları İzleme Örgütü ve Uluslararası Af Örgütü gibi kurumların insan onurunu savunmakla görevli olduğu varsayılıyor; ancak bu savunma seçici değil mi? Ten rengi, din veya coğrafi konum "insan olma hakkı"nı ölçmek için kriter haline mi geldi? Ukrayna'daki savaş başladığında dünya ayağa kalktı. Politikacılar savaş teçhizatı giydi, medya gece gündüz ağladı ve insan hakları örgütleri ateşli açıklamalar yaptı. Ancak aynı dünya, Filistin, Yemen, Suriye ve Sudan halkına ve hatta Afgan, Afrikalı ve Rohingya mültecilere karşı işlenen apaçık suçlar karşısında sessiz kaldı. Sesi boğuk, sanki kurbanın kanı beyaz değilse değersizmiş gibi; sanki adı "Fatima" veya "Ali"ymiş gibi. UNICEF, 2022 Dü...

Ey Tanrım, adaletinden, ışığından, merhametinden yağmur yağsın.

Resim
 Ey Mazlumların Sabırlı Tanrısı, Dua Ediyorum ki Yazar: Gouya Roshan(Güya Aydın ) Yağmur yağsın… bulutlardan değil; adaletten, barıştan, ışıktan. Çocukların kanını içmiş toprağa, sessizlikte paramparça olmuş yüreklere, nedensizce eğilmiş başlara, sessiz kalan gözyaşları için, artık kalkmaya gücü kalmayan eller için, çocukluğunu hiç yaşamamış çocuklar için, sırf milliyetleri yüzünden işkence gören hamile kadınlar için, hüznünü içine gömmüş erkekler için, yalnızca yaşamak isteyen ama ölüme mahkûm edilen insanlar için. Ey Tanrım, adaletinden, ışığından, merhametinden yağmur yağsın… Sadece yağmur değil mazlumların kalbine bir huzur, zalimlere bir hesap günü... Ağladığımızda gülenler için, açların ağzındaki lokmayı çalanlar için, beşiklere ateş atanlar için, aç insanlara kurşun sıkanlar için... Onlar da yaksınlar, kendi elleriyle tutuşturdukları o ateşi geri dönüşü olmayan o yangını tatsınlar. Ey Tanrım, adaletinden, ışığından, merhametinden yağmur yağsın.

Acı Veren Bir Ayrımcılık ve Dünyada Bir İnsanlık Suçu

Resim
  Acı Veren Bir Ayrımcılık ve Dünyada Bir İnsanlık Suçu Sürekli insan  Yazar: Gouya Roshan (Güya Aydın ) hakları, adalet ve eşitlikten söz edilen bir dünyada, ayrımcılık hâlâ insanlığın bedeninde açık bir yara gibi kanamaya devam ediyor. Sanki insanların değeri, ten renginden, ırkından veya milliyetinden belirleniyor; bazı acılar küresel medyada yer bulurken, bazılarının çığlıkları sessizlikte kayboluyor. Bu yazı, acı veren bu ayrımcılığa doğrudan bir bakış sunuyor — çünkü bu sadece bir adaletsizlik değil, insanlığa karşı açık bir suçtur. Örneğin: Neden bir Amerikalı, Kanadalı ya da Avrupalı beyaz bir insan dünyanın herhangi bir köşesinde öldürüldüğünde, medya anında tepki gösteriyor ve dünya çapında bir öfke fırtınası kopuyor? Ama milyonlarca Müslüman savaşlar, bombardımanlar ya da sistematik şiddet yüzünden can verirken, çoğunun sesi dünyanın gürültüsü arasında kayboluyor ve ağır bir sessizlik bu felaketlerin üzerine çöküyor? Bu bakış açısındaki fark sadece basit bir adalets...

Din, gerçeğin aynasıdır; ama cehalet onu tersine çevirir

Resim
Din, gerçeğin aynasıdır; ama cehalet onu tersine çevirir . Yazar: Gouya Roshan(Güya Aydın ) Dinin adıyla savaşların çıkarıldığı, Tanrı'nın adıyla kanın döküldüğü, peygamberlerin adıyla insanların evlerinden sürüldüğü bir dünyada, kendimize sormalıyız: Sorun dinde mi? Yoksa yanlış ve cahilce yorumlarda mı? Birçok kişi, bir devletin veya dini bir grubun zulmünü gördüğünde, dine yönelir ve onu suçlar. Ama gerçek, inanan, aydın ve bilinçli kişilerce bilindiği gibi: sorun din değil, cehalettir. Gerçek iman tek bir dine bağlı değildir. Ben asla bir Müslümanı “inanan”ın yanına koymam. Çünkü bir inanan, isimlerin ve dinlerin ötesinde; gerçeğe, adalete, doğruluğa ve merhamete inanan her insanın kalbinde atan bir yürektir. Bir inanan Müslüman, Hristiyan, Yahudi, Zerdüşt veya uzak bir kabiledeki isimsiz bir kişi olabilir; ama kalbi temiz, ameli iyi ve niyeti doğruysa, Tanrı katında değerlidir. Kuranı Kerim de şöyle der: "Şüphesiz iman edenler, Yahudiler, Hristiyanlar ve Sabiiler Allah...

Filistin: Sessizliğin Suç Ortaklığı

Resim
Filistin: Sessizliğin Suç Ortaklığı Yazar: Gouya Roshan (Güya Aydın ) Neden sürekli insan haklarından bahseden dünya, Filistinlilerin soykırımı karşısında sessiz kalıyor? Neden özgürlük, adalet ve eşitlik sloganlarıyla dolup taşan bu dünya, Filistin halkının onlarca yıldır maruz kaldığı baskı, şiddet ve zor yaşam koşullarını görmezden geliyor? Filistinlilerin katliamı sadece insani bir trajedi değil, hepimiz için büyük bir başarısızlıktır. Bu sessizlik belki de ulusal çıkarlar ve siyasi hesaplarla açıklanabilir ama özünde mazlumların yanında duracak irade ve cesaretin eksikliğini gösteriyor. İnsan hakları savunucusu olduklarını iddia eden bazı kuruluşlar ya zalimlerin safında yer alıyor ya da gerçekte etkisiz, sadece rol yapan kuklalar gibi davranıyorlar. El Cezire ve bazı uluslararası medya kuruluşları bu konuları defalarca gündeme getirmiş ve Filistinlilere destek olmuş olsa da, bu sesler geniş siyasi ve ekonomik çıkarlar karşısında çoğu zaman susturuluyor veya yok sayılıyor. Ama ası...

Yalan, Yorulmuş Ruhun Sığınağıdır

Resim
Yalan, insan ruhunun sığınağıdır Yazar: Gouya Roshan (Güya Aydın )  Yalan, Yorulmuş Ruhun Sığınağıdır Her yalan kötü değildir; Bazen yalanlar, yorgun bir ruhun tek Sığınağıdır  Gerçeğin kan koktuğu, çocukların satıldığı, özgürlüğün öldürüldüğü bir dünyada 'insan hakları' kelimesi, sadece hukuk kitaplarında geçen ve çoktan unutulmuş bir yalandan ibarettir. İnsanlar yalana sığınırlar; Cehaletten değil, yorgunluktan. Çünkü yalanlar rengarenk ve parlaktır, Mutluluk vaat eder. Geçici olarak acıyı susturur. Oysa gerçek, çıplak ve soğuk, Acı bir yüzle bir köşede durur. Ona bakmaya cesaret eden çok azdır. Bu yüzden insanlar bazen hayatta kalmak için kendilerini uykuya verirler  Ki bu uyku bazen sadece bir “yalan”dır… Bir yalan ki ruh biraz daha dayanabilsin… Belki şafak yakındadır. Çünkü yalanlar, ruhun yaralarına hayalî bir merhemdir. Ama unutmayalım: Yalan, ne kadar huzur verici olursa olsun, geçici ve aldatıcıdır. Güveni yok eder, ardında yıkılmış ilişkiler ve kırık kalpl...

Filistin: Bitmeyen Bir Suç ve Gömülmüş Vicdanlar

Resim
Filistin: Bitmeyen Bir Suç ve Gömülmüş Vicdanlar Yazar: Gouya Roshan (Güya Aydın ) Sessizlik, bir suç ortaklığıdır Bu çok bölümlü yazı dizisinde, sizi bazı kritik noktalara dikkat çekmek istiyorum: Siyasi partilerin, devletlerin ve küresel aktörlerin nasıl kasıtlı bir kayıtsızlık ve eylemsizlikle Filistin halkını ölüme sürüklediğini birlikte göreceğiz. Karşımızdaki mesele yalnızca siyasi bir sorun değil. Filistin’de yaşananlar, açıkça ahlaki bir çöküşün ve küresel vicdanın iflasının göstergesidir. Şimdi kendimize şu soruyu sormanın zamanı geldi: Neden Filistin artık bir siyasi mesele değil? Çünkü siyaset çoktan bu alandan çekildi ve yerini kayıtsızlığa, çıkarcılığa ve ikiyüzlülüğe bıraktı. Filistin artık siyasî bir mesele değil, sadece bir toplu mezardır. Diplomatik gülümsemeler, anlamsız toplantılar ve insan hakları örgütlerinin utanç verici sessizliğiyle nedeniyle her gün üzerine daha fazla toprak atılıyor. Ama bu toprak kan kokuyor. Yanmış çocuk etinin kokusu, titreyen bir annenin e...

Bir çocuk aileyi geçindirmek için satıldığında bütün sloganların anlamı kalmıyor.

Resim
Bir çocuk aileyi geçindirmek için satıldığında bütün sloganların anlamı kalmıyor. Yazar: Gouya Roshan (Güya Aydın ) Afganistan, zorlu bir tarihe sahip bir ülke olarak bugün yoksulluk, istikrarsızlık ve radikalizmin ölümcül döngüsüne hapsolmuş durumda. Bu rsdurumda sessiz ve savunmasız çocuklar, insan ticaretinin karanlık pazarlarında birer metaya dönüşüyor. Yoksulluk artık sadece ekonomik bir kriz değil; bir halkın bedenini ve ruhunu yutan bir canavara dönüşmüş. Devletin olmadığı, uluslararası kurumların sustuğu ve sınırların kayıtsızlık duvarlarına dönüştüğü bir ortamda geriye yalnızca sessiz bir halkın acısı kalıyor. Bu yazı, dünyanın ya görmediği ya da görmek istemediği bir gerçeğin hikâyesidir. Yoksulluk ve karanlığa düşüş Taliban'ın yeniden iktidara gelmesinin ardından Afganistan hızla açlık ve işsizlik girdabına sürüklendi. Birçok bölgede aileler akşam yemeği bile yiyemiyor. Ancak evde ekmek yoksa, bir anne sekiz yaşındaki kızını birkaç milyon Afgan karşılığında elli yaşındak...