Kayıtlar

2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Düşman bile, Allah isterse hayra vesile olur

Resim
Düşman bile, Allah isterse hayra vesile olur Yazar: Gouya Roshan (Güya Aydın)  sözü, yalnızca basit bir atasözü değil; hayat tecrübelerinden, sabırdan ve imandan süzülen derin bir anlam taşır. Bu ifade, hayatın kör bir tesadüfler zinciri olmadığını, aksine görünen kötülüklerin bile bir hikmet ve anlam içinde gerçekleştiğini anlatır. İnsanlar genellikle “kötülüğü” huzuru bozan şeyler olarak tanımlar: başarısızlık, kayıp, reddedilme, engeller ve beklenmedik zorluklar. Ancak zaman geçtikçe, bu acı verici olayların çoğu hayatın dönüm noktaları hâline gelir. Eğer bu zorluklar yaşanmasaydı, insan yanlış bir yolda kalabilir, kendi iç gücünü keşfedemez ya da olgunlaşamazdı. Bu nedenle bu söz, aslında düşmandan çok  zorluklara bakış açımızı  anlatır. Atasözünün en önemli kısmı “Allah isterse” ifadesidir. Bu söz, her acının kendiliğinden hayra dönüşeceğini değil, her şeyin ilahi bir hikmetle gerçekleştiğini vurgular. Bu inanç, insanı en zor zamanlarda ayakta tutar ve umutsuzluğa dü...

Bağımlılık Sadece Bir Tercih Değildir

Resim
Bağımlılık Sadece Bir Tercih Değildir Yazar: Gouya Roshan (Güya Aydın) Her bağımlı olmuş bir genci gördüğümde, içimde bir şeyler çöküyor. Sadece kaybettikleri için değil; onlardan  çalınan  şeyler için: gelecekleri, onurları, hayalleri. Bağımlılık yalnızca bireysel bir zayıflık değildir; ihanetlerin, çıkarcılığın ve sorumsuzluğun oluşturduğu bir zincirin ürünüdür. Rahatsız edici soru şudur: İnsanlar nasıl olur da kendi refahları, zenginlikleri ya da güçleri uğruna başkalarını uçurumun kenarına sürükleyebilir? Bir neslin yavaş yavaş yok oluşunu bile bile izleyip geceleri nasıl rahat uyuyabilirler? Uyuşturucu satan kişi yalnızca bir “satıcı” değildir. O, toplumsal çöküşten beslenen bir zincirin halkasıdır. Satılan her paket sadece bir madde değildir; biraz daha solan bir umut, dağılan bir aile ve derinleşen bir toplumsal yaradır. Öte yandan, bağımlıyı da sadece suçlamak mümkün değildir. Bu gençlerin çoğu bir yerden düşmedi;  itildiler . Yoksulluk, işsizlik, adaletsizlik, ya...

İhanet, İçsel Çöküşün Aynası

Resim
İhanet, İçsel Çöküşün Aynası Yazar: Gouya Roshan (Güya Aydın ) İhanet, farklı toplumlarda farklı biçimlerde ortaya çıkan karmaşık bir olgudur. Birçok insan ihaneti duygusal ya da cinsel güvenin ihlali (aldatma) ile ilişkilendirir; ancak gerçekte ihanet çok daha geniş boyutlara sahiptir ve çeşitli şekillerde kendini gösterebilir. Bu makalede, ihanetin yalnızca duygusal ya da cinsel ilişkilerle sınırlı olmadığını, aynı zamanda toplumsal, ailesel, mesleki ve hatta kişisel yaşamın farklı alanlarını da etkilediğini göstermeyi amaçlıyorum. İnsanlar arası ilişkilerde ihanet, ihanetin en ciddi biçimlerinden biridir. Bu durum, bir ilişkide bir kişinin başka birinin güvenini kötüye kullanmasıyla ortaya çıkar. İhanet; yalan söylemek, yasadışı ya da gayrimeşru ilişkiler yaşamak, başkalarının duygularını ve ihtiyaçlarını görmezden gelmek ya da dostluklara ve yakın ilişkilere ihanet etmek gibi farklı şekillerde kendini gösterebilir. Bu tür ihanet son derece yıkıcı olabilir, çünkü her ilişki güven üz...

Etten Tırnağa, Sayılara

Resim
  Etten Tırnağa, Sayılara Yazar: Gouya Roshan (Güya Aydın) Materyalizm Çağında İnsanî Bağların Çöküşü Üzerine Bir Düşünce Sözlerim acı ve düşündürücü gelebilir. Ancak insanların arasında yavaşça ve sessizce açılan bir yarıktan söz ediyorum; çatışmayla değil, sayılar ve fiyatlarla derinleşen bir yarıktan. Bir zamanlar “doğal” ve kopmaz sayılan bağlar, bugün hesapların ağırlığı altında eğiliyor. Acı olan, paranın doğası gereği kötü olması değil; insanın değer ölçüsüne dönüştüğü anda ilişkileri yok etmesidir. Günümüzde hâkim kelime materyalizmdir. Hep söylenir: etle tırnak ayrılmazdır; kardeşler, anne ve evlat. Kopmaması gereken bağlar, bugün ekonomik ölçütlerin ve maddi değerlerin etkisiyle yavaş yavaş çözülmektedir. Paranın bu ayrılığı örtük biçimde mümkün kıldığını unutmuş gibiyiz. Keşke dünya başka türlü gelişmiş olsaydı. Geçmişte insan ilişkileri ahlak, bağlılık ve empati üzerine kuruluydu. Aile ve akrabalık, duygusal ve toplumsal destek için en güvenli zemin olarak görülür; bire...

İnsanlık Haykırdığında

Resim
  İnsanlık Haykırdığında Yazar: Gouya Roshan  (Güya Aydın ) İnsanlık, mazlumların acısı yalnızca  dile getirildiğinde  ama direnişe dönüşmediğinde çöker; sinsi korku adaletin yerini aldığında çöker. Korku bizi susturduğunda, bu artık kişisel bir duygu değildir; bir tür adaletsizliğe dönüşür. Mazlumların sesi hiçbir din talep etmez, hiçbir isim istemez ve hiçbir sınır tanımaz. Hristiyan, Müslüman, Yahudi ya da başka bir inancın mensubu olsun, mazlumlar sadece mazlumdur. İnsan olmak, vicdanın çağrısını dinlemek, korkuyu bir kenara bırakmak ve zulüm karşısında sessiz kalmanın istemeden de olsa suç ortaklığı olduğunu bilmektir. Elbette insanların niyetlerini ve düşüncelerini yargılayamayız; kimin gerçekten iyi, kimin olmadığını yalnızca Tanrı bilir. Ancak Hindistan’da Hristiyanların, Müslümanların ve diğer dini azınlıkların aşırılıkçı gruplar tarafından sistematik biçimde bastırıldığını ve vahşice zulme uğradığını gördüğümüzde, sessizlik artık tarafsızlık değildir. Sessi...

Hayatımızda Sevgi ve Merhamet, Ölümde Değil

Resim
Hayatımızda Sevgi ve Merhamet, Ölümde Değil Yazar: Gouya Roshan(Güya Aydın) Ölümden sonra herhangi bir hisse sahip olmayız. Bu yüzden, hala hayatta olan birini kıymetini bilmeden geçiştirmek, dünyadaki en acımasız şeydir. Bu biraz acımasız görünebilir, ama gerçekte insanlar çoğu zaman hayattayken birbirlerinin kıymetini bilmezler. Birini kaybettiklerinde, ancak o zaman değerini ve önemini fark ederler. Ancak gerçekte, hayattayken birini görmezden gelmekten daha acı veren hiçbir şey yoktur. Günümüzün hızlı ve kalabalık dünyasında, çoğumuz zamanımızın sonsuz olduğunu ve geçmişteki hatalarımızı telafi etmek için bir yarının olduğunu sanıyoruz. Ama gerçekte, hiçbiri geleceğinden emin olamaz. Ölüm, aniden ve sakin bir şekilde gelebilir ve bu süreçte daha iyi olabilecek ilişkiler sonlanır, gerçek duyguları ifade etmek için fırsatlar kaybolur. Ben, kişisel olarak hayatım boyunca ailemle ilişkilerimi iyileştirmek için çok çaba harcadım. Ne yazık ki, sevgim ve çabalarım çoğu zaman ailem tarafın...

Daha az yargı, daha fazla anlayışla bir dünya Daha az yargı, daha fazla anlayışla bir dünya

Resim
!Daha az yargı, daha fazla anlayışla bir dünya Yazar: Gouya  Roshan (Güya Aydın ) İnsanın hayvandan   farkı, ne vücudunda ne de  fiziksel gücünde değildir; Gerçek fark, davranış ve adabında gizlidir.  İnsan, ahlakıyla tanınır, başkasıyla nasıl karşılaştığıyla, dış görünüşüyle değil.  Ben insanları severim. Ve keşke herkes, sadece ekmekten değil,  güvenlikten, saygıdan ve duyulmaktan da yararlanabilse. Kim suçlu, kim iyi? Bunu yalnızca Allah bilir. Biz insanlar, yargıç olmaktan çok, dikkatli olmalıyız; dilimize, yargılarımıza, belki de asla görülmeyen derin yaralar açabilecek davranışlarımıza dikkat etmeliyiz. Evet, keşke herkes böyle bir düşünceye sahip olabilse. Daha az yargı, daha fazla anlayışla bir dünya. Bir dünya ki, burada insanlar, yargılamadan önce duraklar ve anlarlar. İnsan, kuru ekmekle bile hayatta kalabilir; Vücut dayanır ama sesin duyulmazsa, çok daha derin bir yara oluşur; görünmeyen ve kolayca iyileşmeyen bir yara. Gerçeklik  budur. Bi...

Toprak hiçbir tohumu unutmaz

Resim
  Toprak hiçbir tohumu unutmaz Yazar: Gouya Roshan (Güya Aydın ) Bazen hasat hemen yapılmaz; ama toprak hiçbir tohumu unutmaz. Hayat, her insanın bilinçli ya da bilinçsiz olarak her gün tohum ektiği bir tarlaya benzer: sözün tohumu, davranışın tohumu, niyetin tohumu. Bu tohumların bazıları hızla filizlenir ve çok geçmeden kendini gösterir; bazılarıysa toprağın sessizliğinde, zamanın katmanları altında kalır ve koşullar olgunlaştığında ortaya çıkar. İnsan çoğu zaman sabırsızdır. Sonucu hemen görmek ister; iyilik yapar ve anında karşılığını bekler, ya da hata yapar ve derhal bedelini ödemeyi umar. Oysa hayat, insanın mantığıyla işlemez. Toprak bizim takvimimizi tanımaz. Yağmur, bizim beklediğimizde değil, gerektiğinde yağar. Birçok kırgınlık tam da buradan doğar: kişinin yaptığı iyiliğin görülmediğini sanmasından ya da başkalarının kötülüğünün karşılıksız kaldığını düşünmesinden. Oysa gerçek şu ki hiçbir davranış kaybolmaz. Bazı tohumlar bir rastlantı olarak, bazıları insanlar olarak...

Kul Hakkı: Sadece Para Dağıldır

Resim
Kul Hakkı: Sadece Para Değil, ‎‏ Yazar: Gouya Roshan (Güya Aydın) “Kul hakkı” kavramı, dini ve etik öğretilerde derin köklere sahiptir. Ne yazık ki günümüzde birçok kişi bunu yalnızca maddi boyutuyla görüyor. İnsanlar genellikle başkasının parasını ödememek veya başkasının malını almak gibi durumları kul hakkı ihlali olarak değerlendiriyor ve bunun ötesini düşünmüyor. Oysa gerçek şu ki, kul hakkı çok daha geniştir ve tüm davranışlarımızı, sözlerimizi ve hatta başkalarına karşı aldığımız kararları kapsar. ‎‏Toplumun güveni, insanların emeği ve çalışmaları, onların huzuru ve güvenliği, hatta davranışlarımızın ahlaki ve psikolojik etkileri, kul hakkının kapsamındadır. Örneğin, başkalarına verdiğimiz sözü tutmamak, sırları ifşa etmek veya başkalarını küçümsemek ve aşağılamak, maddi kayıp yaratmasa da kul hakkını ihlal eder. Bu nedenle kul hakkını sadece maddi boyutla sınırlamak, kavramın gerçek anlamını zayıflatır. ‎‏Kul hakkı yalnızca para ve mal ile sınırlı değildir; saygı, adalet, dürüs...

İlk helalliği istememiz gereken kişi: kendi özümüzdür

Resim
İlk helalliği istememiz gereken kişi: kendi  özümüzdür Yazar: Gouya Roshan (Güya Aydın ) Eğer bu dünyada birinden af dileyecek olsaydım, kendimden başlardım. Bencillikten değil, dürüstlükten. Çünkü daha dikkatli baktığımda, en büyük hatalarımın, en büyük yenilgilerimin ve en büyük haksızlıklarımın başkalarına değil, kendime yönelik olduğunu gördüm. Biz genellikle affetmeyi toplumsal bir kavram olarak görürüz; benimle karşımdaki kişi arasında olan bir şey gibi. Ama nadiren şunu düşünürüz: Kendi içimizde, her şeyden önce, yıllardır hakları çiğnenmiş sessiz bir “öteki” vardır; kendi haklarımız. Kendimden af diliyorum; yorgun olduğum günlerde kendime dinlenme izni vermediğim için. Ağlamak istediğim gecelerde, kendime “güçlü olmalısın” deyip duygularımı bastırdığım için. Kendim için daha iyi bir karar verebilecekken, başkalarının yargısından korkup talepte bulunmadığım anlar için. Kendimden af diliyorum; değerimi başkalarının onayına bağladığım zamanlar için. Kendimi başkalarıyla kıyasl...

Özlemin ortasında kendini aramak

Resim
    Özlemin ortasında kendini aramak Yazar: Gouya Roshan (Güya Aydın ) Özlem, hayatın her anının arasına yerleşen sonsuz bir sessizlik gibidir. Bazen bu his kalbin derinliklerinden yükselir; tıpkı sessizce kalbin içinden geçip bizi anılara ve içinde kendimizden bir parçayı bıraktığımız anlara götüren hafif bir esinti gibi. Özlem yalnızca birinin yokluğundan ya da fiziksel uzaklıklardan doğmaz; kaybolanın varlığıyla doldurulabilecek boşluklardan doğar. “Özlem” denen bu sınırsızlıkta her düşünce, her hatıra ve zamanın her anı daha fazla derinlik kazanabilir ve hayatın yoğun akışının ortasında bile yalnızlık duygusunu daha belirgin hâle getirebilir. Özlem gerçekten de insan duygularının en karmaşık ve aynı zamanda en güzel olanlarından biridir. Aile ilişkisi acı verici olsa bile, köklerden kopmak her zaman kalbin bir yerini yakar. Bu his doğaldır, gerçektir ve zayıflık değil, insan olmanın bir işaretidir. Canımı yakan bir ilişkiden uzaklaştım, ama hiç kimse kalbine özlem duymamas...

Kendime Dönüşün Sessiz Hikâyesi

Resim
 Kendime Dönüşün ,Sessiz Hikâyesi! Yazar: Gouya Roshan(Güya Aydın ) Dünyanın benim için bir sığınak, sevgi ve huzur yeri olması gerekirken; yıllardır yaralarla dolu bir toprak parçasına benzemesinden yoruldum. Şefkatin nadir bulunduğu, insanların bazen farkına bile varmadan sert sözleri ya da kayıtsız bakışlarıyla birbirini incittiği bir dünya… İtiraf etmeliyim ki ben de bu gerçeklikten yoruldum. Ailemin en yakın üyelerinin yanında güven ve huzur hissetmek istediğim her seferinde içimde bir şey titriyor, susuyor ya da kırılıyordu. Nerede başladığını tam olarak bilmiyorum. Belki çocukluğumdaydı; neden davranışlarıma bu kadar dikkat etmek zorunda olduğumu anlamadığım zamanlarda… Belki duygularımı sahiplenen biri olmadığı için… Belki de kalbim açıldığında, karşılık görmeden birine uzandığında ve hayal ettiğim o sıcak kucak soğuk bir duvara dönüştüğünde… Ya da bağlı olduğum bir ilişkiyi sürdürebilmek için savaşmak, susmak, geri çekilmek ve varlığımın hep “fazla” olduğunu hissetmek zoru...

Yahudilik ve Siyonizm: Açıklığa Kavuşturulması Gereken Gerçek

Resim
Yahudilik ve Siyonizm: Açıklığa Kavuşturulması Gereken Gerçek Yazar: Gouya Roshan(Güya Aydın )  Bugün, birçok insan hâlâ Yahudilik ile Siyonizm arasındaki farkı anlamıyor ve bu iki terimi birbirinin eşanlamlısı sanıyor. Gerçek farklıdır: Yahudilik ilahi bir dindir, Siyonizm ise gerçek inançla hiçbir ilgisi olmayan siyasi ve yayılmacı bir projedir. Yahudilik: İlahi ve Saygıdeğer Bir Din Yahudilik, büyük peygamber Musa’nın (aleyhisselam) dinidir; kendisi kardeşi Harun (aleyhisselam) ile birlikte insanları doğru yola yönlendirmek için gönderilmiştir. İsa (aleyhisselam) ve Muhammed (sav) gibi, Musa (aleyhisselam) da Allah katında büyük saygı görmektedir. Kur’an da onun büyüklüğünü defalarca zikretmektedir. Bu nedenle, sahih Yahudilik, İslam ve Hristiyanlık gibi, Allah tarafından değer verilen tektanrılı bir dindir. Tarih boyunca Yahudiler yalnızca Kutsal Topraklarda değil, çeşitli ülkelerde de yaşamışlardır: İran: Yahudiler binlerce yıldır Müslümanlar ve diğer dinlerle birlikte yaşamış...