Kayıtlar

Ağustos 23, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Fare deliğe girmezdi, kuyruğuna bir süpürge bağlardı

Resim
Fare deliğe girmezdi, kuyruğuna bir süpürge bağlardı Bazen bazı sözler insana eski bir atasözünü hatırlatıyor: Fare deliğe girmezdi, kuyruğuna bir süpürge bağlardı. Yani bazıları daha delikten geçip geçemeyeceklerinden emin olmadan kendilerini bayrak ve megafonla donatmışlar! Örneğin bazıları, Rıza Pehlevi'nin İran halkı adına konuştuğunu söylüyor. Bu tam da o örneklerden biridir. Anlamıyorum; bir devrim mi oldu da bizim haberimiz yok? Yoksa o kral oldu da biz hâlâ uykuda mıyız? Demek istediğim şu: Hangi halk adına? Benim adıma, bir İranlı olarak mı? Onu istemeyen milyonlarca İranlı adına mı? Monarşiye karşı olanlar adına mı? İran İslam Cumhuriyeti'ni isteyenler adına mı? Yoksa sadece İran dışında onu destekleyen insanların küçük bir bölümü adına mı? Elbette, onun şöyle deme hakkı tamamen var: “Ben ve destekçilerim bunu istiyoruz.” Bunda hiçbir sakınca yok. Ama bir kişinin ağzını açıp bütün bir millet adına konuşması, benim için gerçekten kabul edilemez. İran halkı ona böyle bi...

Sultan ve Veliaht Prensli Cumhuriyet

Resim
                             Sultan ve Veliaht Prensli Cumhuriyet Türkiye hâlâ bir cumhuriyet; merak etmeyin, taç müzeden kaybolmadı! Ancak bazı siyasi uygulamalar o kadar monarşiyi hatırlatıyor ki, sanki tarih arka kapıdan sessizce içeri süzülmüş. Bir cumhuriyette güç, doğal olarak halktan kaynaklanmalı ve sonunda yine halka dönmelidir. Ancak bir siyasetçi yirmi yılı aşkın bir süre boyunca iktidarın merkezinde kalırken, aile üyelerinin isimleri de aynı güç alanında sürekli olarak ortaya çıkıyorsa, artık yalnızca bir siyasetçiden söz etmiyoruz; bir güç kültüründen söz ediyoruz. Gücün zamanla kendisini yeniden ürettiği bir kültürden... Çünkü yirmi yılı aşkın süredir tek bir kişinin elinde bulunan güç, ailesine doğru yaklaşmaya veya gücün aileye aktarılmasının yolu yavaş yavaş açılmaya başladığında, kaçınılmaz bir soru ortaya çıkıyor: Hâlâ bir cumhuriyetin gücüyle mi karşı karşıyayız, yoksa yalnızca cumhuriyet kılı...