Kayıtlar

Temmuz 16, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Sorunun Sadece Çocuk Olmadığı, Farklılığı Kabul Etmeyen Bir Toplum Olduğu Yer Yazar: Gouya Roshan

Resim
Sorunun Sadece Çocuk Olmadığı, Farklılığı Kabul Etmeyen Bir Toplum Olduğu Yer   Otizm, serebral palsi veya başka bir engeli olan bir çocuk yalnızca fiziksel ya da psikolojik bir zorlukla karşı karşıya değildir; onlar ve aileleri çoğu zaman daha büyük bir sorunla karşılaşırlar: toplumun bakış açısıyla. Birçok insan bu çocukların hayatındaki en büyük sorunun otizmin veya engelliliğin kendisi olduğunu düşünür. Ancak gerçekte daha büyük baskı çoğu zaman başka bir yerden kaynaklanır: cehaletten, önyargıdan ve toplumsal kabul eksikliğinden. Özel gereksinimleri olan bir çocuk, her şeyden önce bir çocuktur. Diğer tüm çocuklar gibi onların da oyun oynama, gülme, parka gitme, sosyal hayata katılma, arkadaş edinme ve bu dünyaya ait olduğunu hissetme hakkı vardır. Ancak bazen toplumun davranışları, ailelerin bu basit ve doğal haklardan uzaklaşmasına neden olur. Ben bu çocukların yüzlerinde yalnızca sınırlılıkları görmedim; tüm çocuklar gibi sevgiye, ilgiye, oyuna ve fark edilmeye ihtiyaç duyan...

Nefret dünyanın karşı karşıya olduğu en büyük tehlike midir? Yazar: Gouya Roshan

Resim
Nefret dünyanın karşı karşıya olduğu en büyük tehlike midir? Çocukluktan itibaren bize nefretin savaşı ve şiddeti körüklediği, insanları suça yönelttiği öğretildi. Ancak tarihin derinliklerine indikçe ve insanlığı daha iyi anlamaya çalıştıkça, gerçek çok daha korkutucu bir hâl alıyor. Nefret her zaman insanlığın en tehlikeli düşmanı olmamıştır. Bazen duyguları bastırmak ve sessiz kalmak, nefretin kendisinden bile daha tehlikeli olabilir. Kalplerinde nefret taşıyan insanlar hâlâ bir şeyler hissederler. Duyguları sağlıksız, haksız veya yıkıcı olabilir; ancak kalpleri ve zihinleri hâlâ tepki verir. Dünyayı her şeyden daha fazla tehdit eden şey, insanlığın acı, utanç, adaletsizlik ve acımasız ölüm karşısında duyarsız ve zalim hâle geldiği andır. Tarihte hiçbir büyük felaket, birkaç suçlunun katkısı olmadan gerçekleşmemiştir. Suçlular her zaman azınlıkta olmuştur. Güçlerini, zamanla yalnızca seyirciye dönüşen sıradan insanlardan almışlardır. Gören, duyan ve anlayan; fakat içten içe felç olm...

Uzaktan Ateş Yakanlar Yazar: Gouya Roshan

Resim
Uzaktan Ateş Yakanlar Batı ülkelerinde, Amerika'da ya da dünyanın herhangi bir güvenli köşesinde rahat içinde yaşayıp, İran'daki insanları ayaklanmaya, çatışmaya ve kendilerinin asla ödemeye razı olmayacağı bedelleri ödemeye çağıranlardan nefret ediyorum. Perde arkasındaki cesaretin hiçbir anlamı yoktur. Cesaret, binlerce kilometre öteden başkalarını mücadeleye sürmek değildir. Gerçek cesaret, başkalarından beklediğiniz bedeli gerektiğinde kendinizin de ödemeye hazır olmasıdır. Tarih defalarca göstermiştir ki her siyasi krizde, ülke sınırlarının dışında yaşayan bazı kişiler ateşli sloganlarla insanları sokaklara çağırır. Fakat kurşunlar sıkıldığında, hapishaneler dolduğunda, aileler yas tuttuğunda ve bir neslin geleceği yok olduğunda, onlar güvenli evlerinde yaşamaya devam eder ve yalnızca yeni bir bildiri yayımlamakla yetinirler. Hiçbir millet anlık duygularla kurtulmamıştır. Kalıcı ve gerçek bir değişim; akıl, örgütlülük, sorumluluk ve sonuçlarını üstlenme cesareti gerektirir...