Amerikan Zorbalığı
Amerikan Zorbalığı Bugün dünya yalnızca kriz içinde değil; dünyanın en güçlü aktörlerinden biri hâlâ başkalarının kaderini belirleme hakkına sahip olduğuna inanıyor. Washington her zaman “dünya düzeninden” söz etti. Ancak soru şu: Kimin için bir düzen? Ve hangi kurallar uygulanıyor? Kurallar Amerika’nın çıkarlarına hizmet ettiği anda hukuk ve düzenden söz ediliyor; bu kurallar Washington’ın çıkarlarıyla çatıştığı anda ise birdenbire “Amerikan ulusal çıkarları” önem kazanıyor. Bu çelişki artık güzel sözlerin arkasına gizlenemez. Amerika kendisini küresel bir güç olarak adlandırıyor, ancak dünya onun özel mülkü değildir. Hiçbir bayrak o kadar kutsal değildir ki, onu taşıyan millet diğer milletlerin kaderini belirleme hakkına sahip olsun. Hiçbir ordu o kadar güçlü değildir ki, hukuk şiddetin yerini sonsuza kadar alabilsin. Ve hiçbir ekonomi o kadar büyük değildir ki, yaptırımları, baskıyı ve tehditleri küresel hâkimiyete ulaşmak için meşru araçlar olarak kullanabilsin. Sorun yalnızca Trum...