Kayıtlar

Kasım, 2010 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Suriye’deki Iraklı mülteciler (2) - Güya Aydın (Gouya Roshan)

Resim
Suriye’deki Iraklı mülteciler (2)  Yazar Güya Aydın (Gouya Roshan) Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin (BMMYK - Şam ofisi) adaletsizliğini ortaya koymak amacıyla bu konu hakkında bir kez daha yazma gereği duyuyorum. Zira zulüm karşısında sessizlik hâkim ve gerçekler görmezden geliniyor. Saygılarımla, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin (Şam Ofisi) Adaletsizliği Üzerine Hiç kimse bu kuruluşun adaletsizliğinden söz etmiyor. Oysa bu insanlar ölüm korkusuyla ülkelerini terk ediyorlar. Irak’ın birçok bölgesinde her gün yaşanan patlamalar nedeniyle yüzlerce insan hayatını kaybediyor. Buna rağmen, bu kuruluş onlara ne saygı gösteriyor ne de haklarını tanıyor. Aksine, onları eski gazete ve plastik şişe toplamak, seyyar satıcılık yapmak gibi en basit ve onur kırıcı işlere mecbur bırakıyor; adeta işkence gibi bir yaşam sürmeye mahkûm ediyor. Bu tavrın hangi esasa dayandığını ve bu kuruluşun neden en temel görevlerini dahi yerine getirmediğini anlamış değil...

Yoksulluk nedir? — Güya Aydın (Gouya Roshan)

Resim
Yoksulluk nedir? Keşke bu dünyada yoksulluk diye bir şey olmasaydı. Herkes rahat ve endişesiz bir hayata sahip olabilseydi. Yoksulluk, insan düşüncesinde durgunluk yaratıyor. Yoksullukla karşı karşıya olanlar etraflarındaki olaylara daha ilgisiz oluyor ve yaptıklarının farkında olmadan, onları şeytani düşünceleriyle zehirleyecek olanların tuzağına düşüyorlar. Bazen bu zehirlenme tüm dünyaya yayılıyor. Bu nedenle zulmedenler, iğrenç amaçları uğruna yoksulluğa düşenleri suiistimal ediyorlar. Artık her şey, hangi grubun ya da örgütün tuzağına düşmelerine ve onların kriterlerini benimsemelerine kalmış durumda. Çünkü amacı olmayan biri, çok daha kolay etkileniyor. Hastalık yüzünden direncini kaybetmiş ve her türlü bakteriye açık hale gelmiş bir vücut gibi... Yoksulluk onu sefalete ve kargaşaya doğru sürüklemiş, ama yok oluşa götürecek gelecekten bihaber. Yorgunluk ve ümitsizlik duygusu, onu mantıklı düşünmekten alıkoyuyor. Hüsran ve hayatın haşinliği, tehlikelerin farkında olmadan onu bir a...

Kimsesizlik - Güya Aydın (Gouya Roshan)

Resim
Kimsesizlik nedir? Kimsesizlik , dermanı olmayan bir dert, çaresi bulunamayan bir sıkıntıdır. Bu duyguyu dünyanın hiçbir yerinde Ortadoğu’daki kadar derinlemesine hissedemezsiniz. Çünkü bu bölgede, kimsesizliğe dert ortağı da bulunmaz. Yıllardan beri süregelen bir alışkanlık ve bu alışkanlığın temelinde yer alan tek bir cümle vardır:  “Hak etmiştir / müstahaktır.” Bu cümle, her ne kadar sade görünse de, aslında oldukça ürkütücü ve yıkıcıdır. Dün olduğu gibi bugün de, bu coğrafyada insanların başına ne gelirse gelsin, çevresindekiler sorumluluktan bu cümleyle sıyrılmışlardır. Türkiye’de yaşayan bir yazar dostum bir gün şöyle demişti: “Eğer kalabalık bir grubun bir kişiyi linç etmek üzere olduğunu görürsen, önce ‘Bu kişi ne yapmıştır?’ diye değil, ‘Acaba günahsız olabilir mi?’ diye düşün.” Ama ne yazık ki, ister toplumda ister siyasette olsun, olaylara hâlâ o meşhur cümleyle, yani "hak etmiştir" anlayışıyla yaklaşılmakta. Bu, adeta bir kabahat sayacı gibi çalışıyor ve onun caml...

Ateş kimin ocağında? (İsrail ve Filistin) – Güya Aydın (Gouya Roshan)

Resim
İsrail ve Filistin çatışmalarının başlangıcından bu yana nesiller geçti. Buna rağmen bu toprakların geleceği olan çocuklarımız, hâlâ geçmişin ağır yükünü öğrenmek ve taşımak zorunda bırakılıyor. Henüz belli değil; onların çocuklarının kalpleri de, kendilerinden önce gelenler gibi, nefret ve düşmanlık tohumlarıyla bir çöle dönüşecek mi? İkinci Dünya Savaşı'nın üzerinden 65 yıl geçmiş olsa da, insanoğlu hâlâ o savaşın bedelini ödemeye devam ediyor. Atalarının karanlık ve kirli hesaplarının ürünü olan savaşların sonuçları, bugünün insanlarının omuzlarına yükleniyor. İki halkın birbirine düşmesinden çıkar sağlayanlar, bu durumdan gizli bir haz duyuyor ve rant peşinde koşuyorlar. Riyakârlık perdelerinin arkasından büyük bir iştahla, yeni çıkarların habercisi olan cesetleri izliyorlar. Çünkü her bir ceset, yeni bir şeytani planın devamı için bir garanti, bir gerekçedir. Betondan örülmüş duvarlara sanki karşı çıkıyorlarmış gibi davranıyorlar, oysa yıllar önce, bizzat kendi elleriyle şidde...

Neden sokak çocukları? – Güya Aydın (Gouya Roshan)

Resim
Sokakların Sessiz Çocukları Gouya Roshan. (Güya Aydin) Alışveriş merkezlerinde, restoranlarda ya da parklarda neşeyle oynayan çocukları izlerken, aklıma hep sokak çocukları gelir. Bazen bir kaldırım kenarında, bazen ıssız bir sokakta yalnız başlarına otururken gördüğüm o çocuklar… İçimdeki soru hiç değişmez: Nasıl oldu da bu kadar adaletsizliğin kurbanı oldular? İnsanca yaşamak, korunmak, sevilmek her çocuğun hakkı değil mi? Ama onların ne korunacak bir çatısı var, ne de sığınılacak bir insan yüzü. Ne yazık ki sokak çocukları, toplumun kalabalığı içinde görünmez hâle getirilmişler. Birçoğu daha doğarken, acımasız ya da çaresiz anne babaların sorumsuzluğu yüzünden bir suçun cezasına mahkûm ediliyor. Oysa onlar sadece çocuk. Ne fazla ne eksik… Yalnızca biraz ilgiye, biraz şefkate ve çokça adalete ihtiyaçları var. Tüm insanlar kanun önünde eşittir. Herkes zulümden kaçma ve güvenli bir yere sığınma hakkına sahiptir. Ama bu çocukların ne kaçacak bir yeri var ne de sığınacak bir omuz. Toplum...

Suriye’deki Iraklı mülteciler - Güya Aydın (Gouya Roshan)

Resim
Suriye’deki Iraklı Mülteciler Gouya Roshan. (Güya Aydin) Birleşmiş Milletler’in verilerine göre, yaklaşık 4 milyon 200 bin Iraklı, iç savaş nedeniyle yerinden edilmiş; bunlardan 2 milyonu ülkeyi terk ederek Lübnan, Ürdün ve Suriye gibi ülkelere sığınmıştır. Bugün itibarıyla yalnızca 800 bini Suriye’de yaşamaktadır. Çalışma ve oturma izni, normal bir yaşam kurmak ve geçimini sağlamak için ilk adımdır. Ancak Suriye devleti, sadece eğitim gören çocukların velilerine, tedavi gören hastalar ve onların yakınlarına oturma izni vermektedir. Geriye kalan tüm sığınmacılar, bu ülkede kaçak olarak yaşamaktadır. Savaş, her zaman insan üzerinde derin ve kolay kolay onarılamayan izler bırakır; hem fiziksel hem de ruhsal işkencelere yol açar. Ancak Iraklı sığınmacılar için bir diğer büyük acı da, Birleşmiş Milletler Suriye Ofisi'nin sergilediği adaletsiz tutumdur. BM Suriye ofisinde çalışan M.H., durumu şöyle özetliyor: “Iraklı sığınmacılar, Suriye’ye girdikten sonra Şam’ın dışındaki Duma bölgesin...