Kayıtlar

Erdoğan; Sandıkla Gelen Diktatör Yazar: Gouya Roshan

Resim
  Erdoğan; Sandıkla Gelen Diktatör  Recep Tayyip Erdoğan artık sadece bir cumhurbaşkanı değildir; Türkiye’de gücün merkezileşmesinin bir sembolüne dönüşmüştür. Türkiye’de birçok vatandaş, özellikle siyasi muhaliflerin, gazetecilerin, akademisyenlerin, sivil toplum savunucularının ve sanatçıların önemli bir bölümü, onu otoriter eğilimlere sahip, hatta bir diktatör olarak görmektedir. Öte yandan, hâlâ onu başarılı bir devlet adamı olarak gören küçük bir kesim de vardır. Ancak önemli olan onun söylemleri değil, iktidarı kullanma biçimidir. Diktatörlük sadece seçimlerin yapılmaması anlamına gelmez; asıl olarak seçimlerin artık iktidarı denetleyemediği noktada başlar. Eleştirel medya susturulduğunda, gazeteciler hapse atıldığında, muhalif siyasetçiler yargılandığında ve yargı bağımsızlığını kaybettiğinde, yalnızca seçimlerin yapılmasına bakarak bir ülkede demokrasiden söz etmek mümkün değildir. Erdoğan yıllar önce özgürlük, reform ve adalet vaatleriyle iktidara geldi; ancak zaman i...

Suudi Arabistan: Tanrı'nın Adı ile Güç Siyaseti Arasında(Bölüm 2) Yazar: Gouya Roshan

Resim
Suudi Arabistan: Tanrı'nın Adı ile Güç Siyaseti Arasında(Bölüm 2)   Suudi Arabistan kendisini İki Kutsal Caminin Hizmetkârı ve Koruyucusu olarak tanımlamakta, bayrağında ise kutsal ifadeler taşımaktadır. Ancak bir devlet kendisini din ve kutsallık adına tanımlıyorsa, insanlar ondan sıradan bir devletten beklediklerinden daha fazlasını bekler. Çünkü böyle bir devlet yalnızca ekonomisi, ordusu ya da dış politikasıyla değil, aynı zamanda ahlaki ilkeleri ve insani yaklaşımıyla da değerlendirilir. Benim sorum şudur:  Tanrı'nın adını en yüce sembolik konuma yerleştiren bir devlet, uyguladığı politikalarla yüz binlerce masum insanın acı çekmesine nasıl sebep olabilir? Yemen savaşı, Suudi Arabistan'ın politikaları açısından en büyük ahlaki sınavlardan biri olmuştur. 2015 yılından bu yana, Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun Yemen'e yönelik askeri müdahalesi; yoksul ve kırılgan bir ülke olan Yemen'de binlerce insanın ölümüne, milyonlarca kişinin ise açlık, hastalık v...

Suudi Arabistan: Tanrı'nın Adı ile Güç Siyaseti Arasında (Bölüm 1) Yazar: Gouya Roshan

Resim
Suudi Arabistan: Tanrı'nın Adı ile Güç Siyaseti Arasında (Bölüm 1) Suudi Arabistan, tarihsel meşruiyetini din ile devletin birliğine dayandıran bir ülke olarak, bugün modern tarihinin en karmaşık dönemlerinden birini yaşamaktadır. Kendisini Haremeyn-i Şerifeyn'in Hizmetkârı olarak tanımlarken, aynı zamanda uluslararası sistemde, küresel ekonomide ve bölgesel ilişkilerdeki rolünü yeniden şekillendirmektedir. Bu ikili durum, gözlemciler açısından temel bir soruyu gündeme getirmektedir: Suudi Arabistan'da siyaset hâlâ dinin hizmetinde mi, yoksa din siyasi gücü korumanın bir aracı hâline mi gelmiştir? Son on yıllarda din, yalnızca Suudi Arabistan'ın ulusal kimliğinin bir parçası değil, aynı zamanda devletin meşruiyetinin temel direklerinden biri olmuştur. Ancak son yıllarda gerçekleştirilen kapsamlı sosyal ve ekonomik reformlar—turizm ve eğlence sektörlerinin genişletilmesinden dini kurumların etkisinin sınırlandırılmasına kadar—devletin önceliklerinin değişmekte olduğunu g...

Güvenli Pencerelerin Ardından Devrim Çağrısı Yapmayın Yazar: Gouya Roshan

Resim
  Güvenli Pencerelerin Ardından Devrim Çağrısı Yapmayın Dünyadaki en kolay şey, Avrupa'da, Amerika Birleşik Devletleri'nde ya da Kanada'da güvenli bir pencerenin arkasına oturup kahvenizi yudumlamak, hızlı internetinizi açmak ve binlerce kilometre ötede yaşayan insanlar için bir devrim reçetesi yazmaktır. Oysa dünyadaki en zor şey, o sloganların sonuçlarıyla yaşamaktır. Tek bir tweet, bir video ya da bir konuşmayla insanların duygularını alevlendirebilirsiniz. Fakat sokaklar sessizleştiğinde, hapishaneler dolduğunda, aileler yas tuttuğunda ve insanların hayatları altüst olduğunda, yurt dışında güven içinde oturan kişi normal yaşamına devam eder. Gerçek bedeli ödeyenler ise ülkenin içinde yaşayan insanlardır. Her çağrının, her kışkırtmanın ve her düşüncesiz kararın bedelini onlar öder. Bir hükümeti eleştirmek her vatandaşın hakkıdır. Protesto etmek de birçok durumda temel bir insan hakkıdır. Ancak  eleştiri hakkı  ile  kendinizin asla ödemeyeceği bir bedeli başkaların...

Şeytan Kimdir? Yazar: Gouya Roshan

Resim
Şeytan Kimdir? İnsanlık tarihi boyunca şeytan, her zaman kötülüğün, aldatmanın ve hakikatten uzaklaşmanın simgesi olarak görülmüştür. Ancak bana göre şeytan her zaman korkutucu bir yüzle ortaya çıkmaz; bazen gücün elbisesini giyer ve etkileyici isimlerle iktidar dünyasına girer. Bana göre şeytanın gerçek yüzü, dünyanın süper güçleri kendi çıkarları uğruna savaşlar başlattığında, ulusları siyasi hedeflerine kurban ettiğinde, çocukların geleceğini ellerinden aldığında ve insanların acılarını sayılara ve istatistiklere indirgediğinde ortaya çıkar. Gerçek şeytan yalnızca insanları günaha teşvik eden değildir; aynı zamanda milyonlarca insanı korku, yoksulluk, savaş ve adaletsizlik içinde köleleştiren ve ardından yaptıklarına gerekçeler ve bahaneler üreten süper güçtür. En tehlikeli kötülük, başka bir ülkeye yönelik güvenlik ya da siyasi kararlar gibi ifadelerin arkasına gizlenen kötülüktür. Çünkü yanlış yaptığını bilen herkes bir gün pişman olabilir. Ancak savunma adına kötülük işleyen bir ...

Sayın Cumhurbaşkanı, Tek İstediğim Vatanıma Geri Dönebilmektir Yazar: Gouya Roshan

Resim
  Sayın Cumhurbaşkanı, Tek İstediğim Vatanıma Geri Dönebilmektir Sayın  Cumhurbaşkanı, En derin saygılarımı ve selamlarımı sunarım. Bu mektubu ne şikâyet etmek ne de herhangi birinin vicdanını sorgulamak için yazıyorum. Sadece yıllardır ruhumda kök salmış olan sade bir hayalimi sizinle paylaşmak istiyorum. Ben İranlıyım; uzun yıllardır vatanından uzakta yaşayan İranlı bir kadınım. Bu yıllar boyunca farklı kültürleri tanıdım, farklı diller konuştum ve başka ülkelerde yaşadım. Ancak İran'ı hiçbir zaman kalbimden silemedim. Yurt dışında yaşamak yalnızca vatandan ayrı kalmak anlamına gelmiyor; aynı zamanda her gün kaybolmayan hatıralarla birlikte yaşamak demektir. "İran" adını her duyduğumda kalbim huzur buluyor, ama aynı anda tarifsiz bir ağırlık hissediyorum. Çünkü kolayca dönemediğim bir evim var. Sayın Cumhurbaşkanı, Sizden yalnızca tek bir isteğim var. Dışarıdan bakıldığında basit görünen, fakat benim için hayat kadar değerli olan bir istek. Sizden içtenlikle ricam, beni...

Tanrı'nın yolundan bilerek saparken, O'ndan merhamet bekleyebilir miyiz? Yazar: Gouya Roshan

Resim
Tanrı'nın yolundan bilerek saparken, O'ndan merhamet bekleyebilir miyiz? İnsan bazen kendi içinde en şaşırtıcı çelişkileri taşır. Bir yandan Allah'a dua eder, O'ndan yardım ister ve rahmetine umut bağlar; diğer yandan ise Allah'tan geldiğine inandığı yolu bile bile terk eder. Zor ama gerekli soru şudur: İnsan, Yaratıcısının emirlerini görmezden gelirken, ihtiyaç anında Allah'ın rahmet kapılarının kendisine her zaman açık olmasını nasıl bekleyebilir? Bir kişi bir doktora saygı duyuyor, reçetesini alıyor ve onun bilgisine güvendiğini söylüyor; fakat bilinçli olarak bütün tavsiyelerini çiğniyorsa, hiçbir şeyi değiştirmeden sağlığına kavuşmayı bekleyebilir mi? Biz müminlerin inancına göre Allah, sadece sıkıntı anlarında hatırlanacak biri değildir. O, Yaratan, yol gösteren ve hayatın mutlak sahibidir. Eğer insan Allah'ın kendisini yarattığına ve onun içini de dışını da bildiğine inanıyorsa, kendi isteklerini O'nun hikmetinin üstünde nasıl görebilir? Elbette h...