Bir ailenin birlikte yaşlanması ne kadar acı vericidir..Yazar: Gouya Roshan (Güya Aydin)

Bir ailenin birlikte yaşlanması ne kadar acı vericidir 

Yaşlanmak yalnızca saçların beyazlaması ya da ellerin titremesi değildir. Yaşlılık, bir zamanlar kahkahalarla, koşuşturmalarla ve neşeli seslerle dolu olan bir evin yavaş yavaş sessizliğe gömülmesiyle başlar. Bir gün gelir; baba artık eskisi kadar güçlü değildir, anne geçmişe göre daha yavaş yürür, kardeşlerin yüzünde zamanın izleri belirir ve hatta kahkahaların sesi bile başka bir anlam taşımaya başlar.

Bir ailenin hep birlikte yaşlanması ne kadar zor...

Çocukken anne ve babamızın sonsuza dek bizimle kalacağını sanırdık. Her gün etrafında toplandığımız sofranın hiç kalkmayacağını düşünürdük. Oysa zaman kimseden izin istemez. Hepimizin içinden sessizce geçer. Kırışıklıklar, beyaz saçlar, bastonlar, gözlükler ve ilaçlar yavaş yavaş evin ayrılmaz misafirleri olur.

Kendi yaşlanmamızdan daha acı olan, sevdiklerimizin yaşlanışını seyretmektir. Bir zamanlar evin direği olan annenin artık ayağa kalkmak için yardıma ihtiyaç duyması... Bir zamanlar ailenin dayanağı olan babanın artık bazen kendisinin bir omuza yaslanmaya ihtiyaç duyması... Bu manzara, her evladın yüreğini sıkar.

Bir aile birlikte yaşlandığında konuşmalar artık uzak hayallerden çok sağlık, doktorlar, ilaçlar ve geçmiş anılar üzerine olur. Sanki gelecek yavaş yavaş yerini hatıralara bırakır. Her aile buluşması bir kutlamadan çok, hâlâ hep birlikte olabilmenin şükrünü yaşatan bir ana dönüşür.

Belki de bir ailenin yaşlanmasının öğrettiği en büyük ders şudur: Sevgiyi yarına ertelememek gerekir. Hiç kimse annesine bir kez daha sarılmak, babasının elini öpmek ya da kardeşleriyle bir kez daha kahkaha atmak için kaç fırsatı kaldığını bilemez.

Hayattaki en büyük pişmanlıkların çoğu, "sonra yaparım" demekle başlar.

Zaman acımasız olabilir; ama sevgi, yaşlılığın bile silemeyeceği hatıralar bırakabilir. Sevdiklerimizin yaşlanmasını durduramayabiliriz; fakat onların hayatlarının son yıllarını saygı, sevgi ve bizim varlığımızla güzelleştirebiliriz.

Bir ailenin hep birlikte yaşlanması gerçekten çok zordur. Ama bundan daha acı olan, birbirimizin kıymetini, artık "Seni seviyorum." demek için çok geç kaldığımızda anlamaktır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Libya’nın Kaddafi Dönemi; Batı için Katlanılmaz Bir Refah

Tanıma mı, Yoksa Kanlı Elleri Yıkamak mı?

Filistin: Sessizliğin Suç Ortaklığı