Ahlak, Aklın Yorumcusudur

Ahlak, Aklın Yorumcusudur

“Ahlak, aklın yorumcusudur. İnsan, edebi kadar akıllı, aklı kadar onurlu ve itibarı kadar değerlidir.”

İnsanlar genellikle zekâyı sahip olunan bilgi düzeyi, akademik unvanlar, servet veya mesleki başarı üzerinden ölçer. Ancak bu ölçütler bir insanın gerçek değerini belirlemek için yeterli midir? Tarih bunun cevabının hayır olduğunu göstermiştir. Pek çok insan üstün bir zekâya sahip olmuş, ancak bu zekâyı başkalarını aldatma, savaş, baskı ve zulüm yolunda kullanmıştır. Dolayısıyla zekâ tek başına ne bir erdemdir ne de gerçek bir övünç kaynağıdır.

Akıl insana düşünme ve karar verme yeteneği kazandırır; ancak akla anlam ve yön veren şey ahlaktır. Akıl, belirli bir hedefe ulaşmak için binlerce yol bulabilir; fakat ahlak, o hedefin ve o hedefe ulaşmak için seçilen yolun insana yakışır olup olmadığını belirler.

Onur da tam burada başlar. Onurlu insan yalnızca düşünme yeteneğine sahip olan kişi değildir; aklını hakikatin, adaletin, saygının ve insanlığın hizmetine sunan kişidir. Bir insanın aklı ne kadar olgunlaşırsa, akıl ahlakla birleştiği ölçüde onuru da o kadar derinleşir.

İtibar ise hiçbir servetle satın alınamayacak bir değerdir. İtibar; yıllar boyunca sergilenen davranışların, dürüstlüğün, sadakatin ve başkalarına duyulan saygının sonucudur. Bir insan her şeye sahip olabilir; ancak itibarını kaybettiğinde, toplumsal ve insani değerinin önemli bir bölümünü de kaybetmiş olur. İtibar, başkalarının insana verdiği bir hediye değil, kişinin kendi davranışlarının mirasıdır.

Yalnızca zekâya değer veren bir toplum başarılı bireyler yetiştirebilir; ancak ahlaka, itibara ve onura da değer veren bir toplum, gerçekten büyük insanlar yetiştirir. Medeniyetler yalnızca yüksek binalar ve ileri teknolojiler sayesinde ayakta kalmaz. Bir toplumu kalıcı ve istikrarlı kılan, o toplumun insanlarının ahlaki karakteridir.

Belki de bu nedenle, bir insanın zekâsından söz etmeden önce onun ahlakını sorgulamak gerekir. Çünkü ahlak, aklın aynası; onur ise onun meyvesidir. Ahlakı akıldan ayıran bir insan güce ulaşabilir; ancak gerçek büyüklüğe asla ulaşamaz.

Sonuç olarak, bir insanın gerçek değeri ne bildikleriyle değil, bildikleriyle ne yaptığıyla ölçülür. Akıl yolu gösterir; ahlak doğru yolu gösterir. Onur bu seçimin sonucudur ve itibar, doğru yaşanmış bir hayatın ödülüdür.

Yazar: Gouya Roshan

Tüm hakları saklıdır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Libya’nın Kaddafi Dönemi; Batı için Katlanılmaz Bir Refah

Tanıma mı, Yoksa Kanlı Elleri Yıkamak mı?

Kendime Dönüşün Sessiz Hikâyesi