Kayıtlar

Çin'in İkiyüzlülüğü: Filistin İçin Timsah Gözyaşları, Uygurlar İçin İşkence

Resim
Çin'in İkiyüzlülüğü: Filistin İçin Timsah Gözyaşları, Uygurlar İçin İşkence Yazar: Gouya Roshan(Güya Aydın ) Hakikatin siyasetin külleri altında gömülü kaldığı bir dünyada, Çin modern zamanların en büyük ikiyüzlülüklerinden birini sergiledi. Filistin'e yaptığı insani yardımın görüntüleri bugün televizyonlarda izlenebiliyor. Çin bayrağı, tıbbi malzeme ve Gazze'yi yeniden inşa etme vaatleri taşıyan paketler... Ancak bu insani jestin ardında karanlık ve acı verici bir leke yatıyor: milyonlarca Uygur Müslüman'ın dünyanın sessizliğinde bastırıldığı Sincan'daki işkence ve insanlık dışı kamplar. Çin, kendi Müslümanlarına bile merhamet göstermeyen bir ülke. İslam'ın aşırılıkla özdeşleştirildiği bir ülkede, çocuklar "yeniden eğitilmek" için ailelerinden ayrılıyor. Kuran yasak, oruç tutmak suç ve uzun sakal veya peçe takmak affedilmez bir günah. Camiler vahşice yıkıldı, kubbeleri yıkıldı. Uygur sokaklarında ezan sesi artık duyulmuyor. Oysa güvenlik kameraları, t...

Ayrımcılık Kokan Bir Sessizlik

Resim
Ayrımcılık Kokan Bir Sessizlik Yazar: Gouya Roshan(Güya Aydın) Her günün patlamalarla, kan dökülmeleriyle ve yerinden edilmelerle başladığı bir dünyada, uluslararası kurumların sessizliği sadece sağır edici değil, aynı zamanda utanç verici. Birleşmiş Milletler, UNICEF, İnsan Hakları İzleme Örgütü ve Uluslararası Af Örgütü gibi kurumların insan onurunu savunmakla görevli olduğu varsayılıyor; ancak bu savunma seçici değil mi? Ten rengi, din veya coğrafi konum "insan olma hakkı"nı ölçmek için kriter haline mi geldi? Ukrayna'daki savaş başladığında dünya ayağa kalktı. Politikacılar savaş teçhizatı giydi, medya gece gündüz ağladı ve insan hakları örgütleri ateşli açıklamalar yaptı. Ancak aynı dünya, Filistin, Yemen, Suriye ve Sudan halkına ve hatta Afgan, Afrikalı ve Rohingya mültecilere karşı işlenen apaçık suçlar karşısında sessiz kaldı. Sesi boğuk, sanki kurbanın kanı beyaz değilse değersizmiş gibi; sanki adı "Fatima" veya "Ali"ymiş gibi. UNICEF, 2022 Dü...

Ey Tanrım, adaletinden, ışığından, merhametinden yağmur yağsın.

Resim
 Ey Mazlumların Sabırlı Tanrısı, Dua Ediyorum ki Yazar: Gouya Roshan(Güya Aydın ) Yağmur yağsın… bulutlardan değil; adaletten, barıştan, ışıktan. Çocukların kanını içmiş toprağa, sessizlikte paramparça olmuş yüreklere, nedensizce eğilmiş başlara, sessiz kalan gözyaşları için, artık kalkmaya gücü kalmayan eller için, çocukluğunu hiç yaşamamış çocuklar için, sırf milliyetleri yüzünden işkence gören hamile kadınlar için, hüznünü içine gömmüş erkekler için, yalnızca yaşamak isteyen ama ölüme mahkûm edilen insanlar için. Ey Tanrım, adaletinden, ışığından, merhametinden yağmur yağsın… Sadece yağmur değil mazlumların kalbine bir huzur, zalimlere bir hesap günü... Ağladığımızda gülenler için, açların ağzındaki lokmayı çalanlar için, beşiklere ateş atanlar için, aç insanlara kurşun sıkanlar için... Onlar da yaksınlar, kendi elleriyle tutuşturdukları o ateşi geri dönüşü olmayan o yangını tatsınlar. Ey Tanrım, adaletinden, ışığından, merhametinden yağmur yağsın.

Acı Veren Bir Ayrımcılık ve Dünyada Bir İnsanlık Suçu

Resim
  Acı Veren Bir Ayrımcılık ve Dünyada Bir İnsanlık Suçu Sürekli insan  Yazar: Gouya Roshan (Güya Aydın ) hakları, adalet ve eşitlikten söz edilen bir dünyada, ayrımcılık hâlâ insanlığın bedeninde açık bir yara gibi kanamaya devam ediyor. Sanki insanların değeri, ten renginden, ırkından veya milliyetinden belirleniyor; bazı acılar küresel medyada yer bulurken, bazılarının çığlıkları sessizlikte kayboluyor. Bu yazı, acı veren bu ayrımcılığa doğrudan bir bakış sunuyor — çünkü bu sadece bir adaletsizlik değil, insanlığa karşı açık bir suçtur. Örneğin: Neden bir Amerikalı, Kanadalı ya da Avrupalı beyaz bir insan dünyanın herhangi bir köşesinde öldürüldüğünde, medya anında tepki gösteriyor ve dünya çapında bir öfke fırtınası kopuyor? Ama milyonlarca Müslüman savaşlar, bombardımanlar ya da sistematik şiddet yüzünden can verirken, çoğunun sesi dünyanın gürültüsü arasında kayboluyor ve ağır bir sessizlik bu felaketlerin üzerine çöküyor? Bu bakış açısındaki fark sadece basit bir adalets...

Din, gerçeğin aynasıdır; ama cehalet onu tersine çevirir

Resim
Din, gerçeğin aynasıdır; ama cehalet onu tersine çevirir . Yazar: Gouya Roshan(Güya Aydın ) Dinin adıyla savaşların çıkarıldığı, Tanrı'nın adıyla kanın döküldüğü, peygamberlerin adıyla insanların evlerinden sürüldüğü bir dünyada, kendimize sormalıyız: Sorun dinde mi? Yoksa yanlış ve cahilce yorumlarda mı? Birçok kişi, bir devletin veya dini bir grubun zulmünü gördüğünde, dine yönelir ve onu suçlar. Ama gerçek, inanan, aydın ve bilinçli kişilerce bilindiği gibi: sorun din değil, cehalettir. Gerçek iman tek bir dine bağlı değildir. Ben asla bir Müslümanı “inanan”ın yanına koymam. Çünkü bir inanan, isimlerin ve dinlerin ötesinde; gerçeğe, adalete, doğruluğa ve merhamete inanan her insanın kalbinde atan bir yürektir. Bir inanan Müslüman, Hristiyan, Yahudi, Zerdüşt veya uzak bir kabiledeki isimsiz bir kişi olabilir; ama kalbi temiz, ameli iyi ve niyeti doğruysa, Tanrı katında değerlidir. Kuranı Kerim de şöyle der: "Şüphesiz iman edenler, Yahudiler, Hristiyanlar ve Sabiiler Allah...

Filistin: Sessizliğin Suç Ortaklığı

Resim
Filistin: Sessizliğin Suç Ortaklığı Yazar: Gouya Roshan (Güya Aydın ) Neden sürekli insan haklarından bahseden dünya, Filistinlilerin soykırımı karşısında sessiz kalıyor? Neden özgürlük, adalet ve eşitlik sloganlarıyla dolup taşan bu dünya, Filistin halkının onlarca yıldır maruz kaldığı baskı, şiddet ve zor yaşam koşullarını görmezden geliyor? Filistinlilerin katliamı sadece insani bir trajedi değil, hepimiz için büyük bir başarısızlıktır. Bu sessizlik belki de ulusal çıkarlar ve siyasi hesaplarla açıklanabilir ama özünde mazlumların yanında duracak irade ve cesaretin eksikliğini gösteriyor. İnsan hakları savunucusu olduklarını iddia eden bazı kuruluşlar ya zalimlerin safında yer alıyor ya da gerçekte etkisiz, sadece rol yapan kuklalar gibi davranıyorlar. El Cezire ve bazı uluslararası medya kuruluşları bu konuları defalarca gündeme getirmiş ve Filistinlilere destek olmuş olsa da, bu sesler geniş siyasi ve ekonomik çıkarlar karşısında çoğu zaman susturuluyor veya yok sayılıyor. Ama ası...

Yalan, Yorulmuş Ruhun Sığınağıdır

Resim
Yalan, insan ruhunun sığınağıdır Yazar: Gouya Roshan (Güya Aydın )  Yalan, Yorulmuş Ruhun Sığınağıdır Her yalan kötü değildir; Bazen yalanlar, yorgun bir ruhun tek Sığınağıdır  Gerçeğin kan koktuğu, çocukların satıldığı, özgürlüğün öldürüldüğü bir dünyada 'insan hakları' kelimesi, sadece hukuk kitaplarında geçen ve çoktan unutulmuş bir yalandan ibarettir. İnsanlar yalana sığınırlar; Cehaletten değil, yorgunluktan. Çünkü yalanlar rengarenk ve parlaktır, Mutluluk vaat eder. Geçici olarak acıyı susturur. Oysa gerçek, çıplak ve soğuk, Acı bir yüzle bir köşede durur. Ona bakmaya cesaret eden çok azdır. Bu yüzden insanlar bazen hayatta kalmak için kendilerini uykuya verirler  Ki bu uyku bazen sadece bir “yalan”dır… Bir yalan ki ruh biraz daha dayanabilsin… Belki şafak yakındadır. Çünkü yalanlar, ruhun yaralarına hayalî bir merhemdir. Ama unutmayalım: Yalan, ne kadar huzur verici olursa olsun, geçici ve aldatıcıdır. Güveni yok eder, ardında yıkılmış ilişkiler ve kırık kalpl...