Şeytan Var Olmasaydı, İnsan Yine de Günah İşler miydi?

Şeytan Var Olmasaydı, İnsan Yine de Günah İşler miydi?

İnsanlar günah hakkında konuştuğunda, çoğu zaman bilinçsizce şeytanı düşünür; sanki bir kişinin yaptığı her yanlışın arkasında onun izi varmış gibi. Peki ya şeytan hiç yaratılmamış olsaydı? Dünya tamamen temiz ve günahsız bir yer mi olurdu? Yoksa şeytan olmasa bile insanlık yine de günaha giden yolu bulur muydu?

İslam'a göre şeytanın insanı günah işlemeye zorlayacak bir gücü yoktur. O yalnızca vesvese verir; son karar ise insana aittir. Kur'an da birçok ayette şeytanın kimseyi günaha zorlayamayacağını, sadece çağrıda bulunduğunu; kabul etmenin ya da reddetmenin insanın kendi seçimi olduğunu vurgular. Eğer durum böyleyse, günahın kökenini başka bir yerde aramak gerekir.

İnsan, şeytanın vesvesesiyle karşılaşmadan önce kendi içindeki arzularla yüzleşir: kibir, kıskançlık, hırs, öfke, şehvet, bencillik ve güç tutkusu. Bu duygular kontrol altına alınmadığında, hiçbir vesvese olmasa bile insanı doğru yoldan saptırabilir. Belki de şeytan, içimizde zaten var olan eğilimleri güçlendiren bir sestir; onları yaratan değil.

Eğer bütün suçu şeytana yüklersek, insanın ahlaki sorumluluğunu azaltmış oluruz. Oysa insanın değeri tam da seçim yapabilme yeteneğinde yatar: iyilik ile kötülük arasında karar verebilmesinde. Kötülüğe yönelme ihtimali olmasaydı, günahtan kaçınmak da bir erdem sayılmazdı.

Belki de doğru soru, "Şeytan olmasaydı günah olur muydu?" değil; "İnsan özgür iradeye sahip olmasaydı, iyiliğin bir değeri olur muydu?" sorusudur.

Bu açıdan bakıldığında şeytan günahın nedeni değildir; o, günahın bir sınavıdır. Nihai sebep ise insanın kendi seçimidir. Aynı insan, kendini meleklerden üstün bir mertebeye de yükseltebilir, bütün yaratılmışların en aşağısına da düşebilir.

Belki de şeytanın en büyük aldatmacası, insanın şu inancıdır: "O olmasaydı, ben asla günah işlemezdim." İnsan, hatanın kökenini yalnızca kendi dışında aradığı sürece, kendisini düzeltme imkânını da kendi içinde bulamayacaktır.

Yazar: Gouya Roshan


 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Libya’nın Kaddafi Dönemi; Batı için Katlanılmaz Bir Refah

Tanıma mı, Yoksa Kanlı Elleri Yıkamak mı?

Filistin: Sessizliğin Suç Ortaklığı