Kayıtlar

Kasım 15, 2010 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Suriye’deki Iraklı mülteciler (2) - Güya Aydın (Gouya Roshan)

Resim
Suriye’deki Iraklı mülteciler (2)  Yazar Güya Aydın (Gouya Roshan) Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin (BMMYK - Şam ofisi) adaletsizliğini ortaya koymak amacıyla bu konu hakkında bir kez daha yazma gereği duyuyorum. Zira zulüm karşısında sessizlik hâkim ve gerçekler görmezden geliniyor. Saygılarımla, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin (Şam Ofisi) Adaletsizliği Üzerine Hiç kimse bu kuruluşun adaletsizliğinden söz etmiyor. Oysa bu insanlar ölüm korkusuyla ülkelerini terk ediyorlar. Irak’ın birçok bölgesinde her gün yaşanan patlamalar nedeniyle yüzlerce insan hayatını kaybediyor. Buna rağmen, bu kuruluş onlara ne saygı gösteriyor ne de haklarını tanıyor. Aksine, onları eski gazete ve plastik şişe toplamak, seyyar satıcılık yapmak gibi en basit ve onur kırıcı işlere mecbur bırakıyor; adeta işkence gibi bir yaşam sürmeye mahkûm ediyor. Bu tavrın hangi esasa dayandığını ve bu kuruluşun neden en temel görevlerini dahi yerine getirmediğini anlamış değil...

Yoksulluk nedir? — Güya Aydın (Gouya Roshan)

Resim
Yoksulluk nedir? Keşke bu dünyada yoksulluk diye bir şey olmasaydı. Herkes rahat ve endişesiz bir hayata sahip olabilseydi. Yoksulluk, insan düşüncesinde durgunluk yaratıyor. Yoksullukla karşı karşıya olanlar etraflarındaki olaylara daha ilgisiz oluyor ve yaptıklarının farkında olmadan, onları şeytani düşünceleriyle zehirleyecek olanların tuzağına düşüyorlar. Bazen bu zehirlenme tüm dünyaya yayılıyor. Bu nedenle zulmedenler, iğrenç amaçları uğruna yoksulluğa düşenleri suiistimal ediyorlar. Artık her şey, hangi grubun ya da örgütün tuzağına düşmelerine ve onların kriterlerini benimsemelerine kalmış durumda. Çünkü amacı olmayan biri, çok daha kolay etkileniyor. Hastalık yüzünden direncini kaybetmiş ve her türlü bakteriye açık hale gelmiş bir vücut gibi... Yoksulluk onu sefalete ve kargaşaya doğru sürüklemiş, ama yok oluşa götürecek gelecekten bihaber. Yorgunluk ve ümitsizlik duygusu, onu mantıklı düşünmekten alıkoyuyor. Hüsran ve hayatın haşinliği, tehlikelerin farkında olmadan onu bir a...

İran’ın Irak Kürdistan bölgesindeki nüfuzu – Güya Aydın (Gouya Roshan)

Resim
İran’ın Irak Kürdistan bölgesindeki nüfuzu  1979 yılındaki İran devrimi ve İran-Irak savaşının başlangıcından sonra, Irak Kürdistan Yurtseverler Birliği’nin önemi İran için daha da artmış oldu. Kurulan diyalog neticesinde, Yurtseverler Birliği savaş esnasında birçok aşamada İran askeri güçlerine yardım ve destek verdi. Talabani ve Kürtler, İran-Irak savaşının sürdürülmesi kapsamında İran’a çeşitli alanlarda destek sağladılar ve böylece Saddam’a Halepçe katliamı için bir bahane vermiş oldular. Ancak bu süreçte önemli noktalardan biri, Amerika’nın Talabani üzerinden Irak iç ve dış siyasetindeki rolünün fark edilmemiş olmasıdır. 1994 yılında Irak Kürdistan Demokrat Partisi ile Yurtseverler Birliği arasında büyük bir iç çatışma yaşandı. Çatışmalarda Irak hükümeti, Kürdistan Demokrat Partisi’ni desteklerken İran ise Yurtseverler Birliği’ne destek verdi. Bu süreçte İran sistemi, Irak’ın kuzeydoğusunda (Talabani’nin bölgesi sayılan Süleymaniye ve çevresindeki şehirler) büyük bir nüfuza sa...

İran hapishanelerinden manzaralar- Güya Aydın (Gouya Roshan)

Resim
İran hapishanelerinden manzaralar Yazar Gouya Roshan (Güya Aydın) İran hapishaneleri, hiçbir uluslararası insan hakları kuruluşu tarafından denetlenmemekte ve her gün birçok insan siyasi ve kültürel düşünceleri nedeniyle bu hapishanelere gönderilmektedir. Buna rağmen İnsan Hakları Komisyonu, bu adaletsizliğe karşı sessiz kalmakta, İranlı siyasi mahkûmların haklarını görmezden gelmeye devam etmektedir. Bu mahkûmların koşulları, Guantanamo Hapishanesi ile bile kıyaslanamayacak kadar kötüdür. Bu hücreler ve hapishaneler, uluslararası hukuk ve standartlar çerçevesinde ne inşa edilmiş ne de denetlenmektedir. Tahammül sınırlarını zorlayan ve çoğunlukla mahkûmların gözleri kapatılarak gerçekleştirilen insanlık dışı işkenceler, yalan itiraflara yol açmaktadır. Mahkûmların hem psikolojik hem de fiziksel çöküşüne neden olan, serbest bırakıldıktan sonra bile intihar vakalarının artmasına sebep olan tecavüz olayları yaygınlaşmaktadır. Hapishaneler aşırı kalabalık olup, genellikle birden fazla kişi...

Kimsesizlik - Güya Aydın (Gouya Roshan)

Resim
Kimsesizlik nedir? Kimsesizlik , dermanı olmayan bir dert, çaresi bulunamayan bir sıkıntıdır. Bu duyguyu dünyanın hiçbir yerinde Ortadoğu’daki kadar derinlemesine hissedemezsiniz. Çünkü bu bölgede, kimsesizliğe dert ortağı da bulunmaz. Yıllardan beri süregelen bir alışkanlık ve bu alışkanlığın temelinde yer alan tek bir cümle vardır:  “Hak etmiştir / müstahaktır.” Bu cümle, her ne kadar sade görünse de, aslında oldukça ürkütücü ve yıkıcıdır. Dün olduğu gibi bugün de, bu coğrafyada insanların başına ne gelirse gelsin, çevresindekiler sorumluluktan bu cümleyle sıyrılmışlardır. Türkiye’de yaşayan bir yazar dostum bir gün şöyle demişti: “Eğer kalabalık bir grubun bir kişiyi linç etmek üzere olduğunu görürsen, önce ‘Bu kişi ne yapmıştır?’ diye değil, ‘Acaba günahsız olabilir mi?’ diye düşün.” Ama ne yazık ki, ister toplumda ister siyasette olsun, olaylara hâlâ o meşhur cümleyle, yani "hak etmiştir" anlayışıyla yaklaşılmakta. Bu, adeta bir kabahat sayacı gibi çalışıyor ve onun caml...

Ateş kimin ocağında? (İsrail ve Filistin) – Güya Aydın (Gouya Roshan)

Resim
İsrail ve Filistin çatışmalarının başlangıcından bu yana nesiller geçti. Buna rağmen bu toprakların geleceği olan çocuklarımız, hâlâ geçmişin ağır yükünü öğrenmek ve taşımak zorunda bırakılıyor. Henüz belli değil; onların çocuklarının kalpleri de, kendilerinden önce gelenler gibi, nefret ve düşmanlık tohumlarıyla bir çöle dönüşecek mi? İkinci Dünya Savaşı'nın üzerinden 65 yıl geçmiş olsa da, insanoğlu hâlâ o savaşın bedelini ödemeye devam ediyor. Atalarının karanlık ve kirli hesaplarının ürünü olan savaşların sonuçları, bugünün insanlarının omuzlarına yükleniyor. İki halkın birbirine düşmesinden çıkar sağlayanlar, bu durumdan gizli bir haz duyuyor ve rant peşinde koşuyorlar. Riyakârlık perdelerinin arkasından büyük bir iştahla, yeni çıkarların habercisi olan cesetleri izliyorlar. Çünkü her bir ceset, yeni bir şeytani planın devamı için bir garanti, bir gerekçedir. Betondan örülmüş duvarlara sanki karşı çıkıyorlarmış gibi davranıyorlar, oysa yıllar önce, bizzat kendi elleriyle şidde...

Neden sokak çocukları? – Güya Aydın (Gouya Roshan)

Resim
Sokakların Sessiz Çocukları Gouya Roshan. (Güya Aydin) Alışveriş merkezlerinde, restoranlarda ya da parklarda neşeyle oynayan çocukları izlerken, aklıma hep sokak çocukları gelir. Bazen bir kaldırım kenarında, bazen ıssız bir sokakta yalnız başlarına otururken gördüğüm o çocuklar… İçimdeki soru hiç değişmez: Nasıl oldu da bu kadar adaletsizliğin kurbanı oldular? İnsanca yaşamak, korunmak, sevilmek her çocuğun hakkı değil mi? Ama onların ne korunacak bir çatısı var, ne de sığınılacak bir insan yüzü. Ne yazık ki sokak çocukları, toplumun kalabalığı içinde görünmez hâle getirilmişler. Birçoğu daha doğarken, acımasız ya da çaresiz anne babaların sorumsuzluğu yüzünden bir suçun cezasına mahkûm ediliyor. Oysa onlar sadece çocuk. Ne fazla ne eksik… Yalnızca biraz ilgiye, biraz şefkate ve çokça adalete ihtiyaçları var. Tüm insanlar kanun önünde eşittir. Herkes zulümden kaçma ve güvenli bir yere sığınma hakkına sahiptir. Ama bu çocukların ne kaçacak bir yeri var ne de sığınacak bir omuz. Toplum...

İran’daki Sessizlik ve Sorumluluk! - Güya Aydın (Gouya Roshan)

Resim
İran’daki Sessizlik ve Sorumluluk Gouya Roshan. (Güya Aydin) Son günlerde gelen haberler, İran halkının büyük bir çoğunluğunun devletin baskıcı siyasetlerine karşı olduğunu, özgürlük talep ettiğini ve uluslararası çevrelerden destek beklediğini gösteriyor. Bu oldukça doğal bir beklentidir. Ancak şu soru da önem kazanıyor: İranlılar, bu empatiyi diğer halklara da gösterebiliyorlar mı? Özellikle de zulme uğramış, temel hakları ihlal edilmiş başka toplumlar söz konusu olduğunda… Bu soru bugün birçok insanın zihnini meşgul ediyor. Ve şu an, İranlılar için bu soruya cevap verme zamanı. Eğer gerçekten insan haklarını savunuyorlarsa, bu duruşlarını sadece kendileri için değil, başkaları için de göstermeleri gerekir. Çünkü ancak adalet ve özgürlük ilkesine bağlılık gösterenler, bu değerlere ulaşmayı hak eder. Tıpkı diğer Ortadoğu ülkelerinde olduğu gibi, İran’da da mülteciler ve sığınmacılar ciddi sorunlarla karşı karşıya kalıyor. Ancak İran, bu sorunları zaman zaman hukuksuzluk boyutuna taşıy...

Suriye’deki Iraklı mülteciler - Güya Aydın (Gouya Roshan)

Resim
Suriye’deki Iraklı Mülteciler Gouya Roshan. (Güya Aydin) Birleşmiş Milletler’in verilerine göre, yaklaşık 4 milyon 200 bin Iraklı, iç savaş nedeniyle yerinden edilmiş; bunlardan 2 milyonu ülkeyi terk ederek Lübnan, Ürdün ve Suriye gibi ülkelere sığınmıştır. Bugün itibarıyla yalnızca 800 bini Suriye’de yaşamaktadır. Çalışma ve oturma izni, normal bir yaşam kurmak ve geçimini sağlamak için ilk adımdır. Ancak Suriye devleti, sadece eğitim gören çocukların velilerine, tedavi gören hastalar ve onların yakınlarına oturma izni vermektedir. Geriye kalan tüm sığınmacılar, bu ülkede kaçak olarak yaşamaktadır. Savaş, her zaman insan üzerinde derin ve kolay kolay onarılamayan izler bırakır; hem fiziksel hem de ruhsal işkencelere yol açar. Ancak Iraklı sığınmacılar için bir diğer büyük acı da, Birleşmiş Milletler Suriye Ofisi'nin sergilediği adaletsiz tutumdur. BM Suriye ofisinde çalışan M.H., durumu şöyle özetliyor: “Iraklı sığınmacılar, Suriye’ye girdikten sonra Şam’ın dışındaki Duma bölgesin...

Irak Bölgesel Kürt Hükümeti’nin şuanki durumu – Güya Aydın (Gouya Roshan)

Resim
Irak Bölgesel Kürt Hükümeti’nin şuanki durumu Gouya Roshan. ( Güya Aydın ) Irak Kürdistan halkı, her ne kadar uzun yıllar Baas rejiminin zulmüne maruz kalmış olsa da, iyi niyetli ve cana yakın bir tavır sergilemektedir. Resmî dilleri Kürtçe ve Arapçadır; İran'da mülteci olarak yaşamış olmalarından dolayı da Farsçaya yabancı değillerdir. Kadınlar geleneksel kıyafetlerini daha çok davetlerde giymekte, günlük yaşamlarında ise modern kıyafetleri tercih etmektedir. Erkeklerde ise Kürt kıyafeti hâlâ yaygın biçimde kullanılmaktadır. Bölgede sınıfsal farklılıklar oldukça dikkat çekicidir. Halkın yaklaşık %80’i, aylık  300 doların altında  gelirle geçinmektedir. Bu miktar, kira ve elektrik gibi temel ihtiyaçların yüksek maliyeti göz önüne alındığında oldukça yetersizdir. Kürdistan Televizyonu'nun bir muhabirinin belirttiğine göre, devlet kurumlarında yeterli istihdam yoktur. Hükümetin başında bulunanların yakınları ise, herhangi bir görevde çalışmadan maaş almakta ve yalnızca maaş günl...

İran’ın Ortadoğu’daki oyun arkadaşları – Güya Aydın (Gouya Roshan)

Resim
İran’ın Stratejik Destekleri ve Bölgedeki Durum Gouya Roshan. ( Güya Aydin ) İran rejimi, son otuz yıldır kendi stratejik amaçları ve karşılaştığı tehditler yüzünden bazı gruplara ve ülkelere askeri ve ekonomik destek veriyor. Ama bu yardımların, gençlerin işsiz, halkın büyük kısmının ise yoksullukla boğuştuğu bir zamanda yapılması gerçekten düşündürücü. Rejim, dini duyguları yükselterek “hakkın batıla karşı savaşı” sloganıyla radikal gençleri İsrail’e karşı savaşmaları için Lübnan’a gönderiyor. Mahmud Ahmedinejad, İran halkının parasını (“beytülmal” dediği) sınırsızca ve hesabını vermeden Lübnan’daki Hizbullah’a aktarıyor. Örneğin, İsrail’in Lübnan’a yaptığı bombardımandan sonra yıkılan evlerin yeniden inşasını üstlenmesi bu desteklerin en bariz örneği. Devrim Muhafızları Komutanı Seyit Yahya Safavi, 33 gün boyunca Hizbullah gençlerinin İsrail’in Merkava tanklarını nasıl imha ettikleriyle gurur duyduğunu söylüyor. Ahmedinejad ise Hasan Nasrallah ve Lübnan halkıyla beraber olduğunu ve ...

Seyit Ahmet Humeyni’nin şüpheli ölümü – Güya Aydın (Gouya Roshan)

Resim
Seyyid Ahmed Humeyni’nin Şüpheli Ölümü: İran’da Sessiz Kalınan Gerçekler Gouya Roshan. (Güya Aydin) İran’ın siyasi tarihinde faili meçhul ölümler azımsanamayacak kadar fazladır. Dr. Abdurrahman Kasımlo’nun Viyana’da uğradığı suikast, Ermeni kilisesi önündeki katliam ve bir otobüsün uçuruma yuvarlanması gibi olayların gölgesinde, Seyyid Ahmed Humeyni’nin 1995’teki şüpheli ölümü de hâlâ aydınlatılamamıştır. Tüm bu olaylar, dönemin cumhurbaşkanı Haşimi Rafsancani’nin yönetiminde yaşandı ve her biri İran’ın milli menfaatlerine zarar verecek şekilde kamuoyunun gözünden uzak tutuldu. Seyyid Ahmed Humeyni, 1994-1995 yılları arasında yaptığı sert açıklamalarda, artan enflasyon ve düşük gelirli halkın alım gücünün zayıflamasını eleştirmişti. Cumhurbaşkanlığı ofisinde görev yapan bir yetkiliye göre, bu açıklamaların ardından Humeyni’nin tüm iletişimi istihbarat birimlerince izlenmeye başlandı. Kısa süre sonra, kalp krizi geçirdiği gerekçesiyle hayatını kaybettiği açıklandı. Ancak hastane kaynakl...

İran ve onun geleceği – Güya Aydın (Gouya Roshan)

Resim
İran ve onun geleceği  Gouya Roshan. Güya Aydın  İran sistemi 31 yıldır halkını gözünü kırpmadan yönetiyor. Ancak bugün, bir kısım insan gözlerini açtı ve sokak gösterilerine başladı. Daha önce “Biz Küfe halkı değiliz ki, İmam yalnız kalsın” gibi birçok sloganla sokaklarda bağıran aynı insanlar şimdi farklı bir durumda. Acaba peşinden gittikleri gerçek bir lider var mı? Bay Musavi kısa bir süre öncesine  kadar aynı İslami sistemin bir parçası değil miydi? Bay Hatemi Cumhurbaşkanı olmadı mı? Milletin başına hangi gülü taktı? Bay Ahmedinecad ile Bay Musavi arasındaki fark nedir? Çocuklarını, “İmam yolunda şehit olsun” düşüncesiyle militanlaştırıp sokaklara döken aynı anne babalar... İşte bu nedenledir ki, şimdi sistem hatayı Amerika ve Batı devletlerinde arıyor ve İran halkının nasıl ayaklandığını anlayamıyor. Dolayısıyla eğer ayaklanacaklarsa bunu gençlerini ölüm tuzağına düşürmeden, bilinçli ve dikkatli bir şekilde yapmalılar. Aleyhine ayaklandıkları sistemin bir parçası ...