Özlemin ortasında kendini aramak
Özlemin ortasında kendini aramak Yazar: Gouya Roshan (Güya Aydın ) Özlem, hayatın her anının arasına yerleşen sonsuz bir sessizlik gibidir. Bazen bu his kalbin derinliklerinden yükselir; tıpkı sessizce kalbin içinden geçip bizi anılara ve içinde kendimizden bir parçayı bıraktığımız anlara götüren hafif bir esinti gibi. Özlem yalnızca birinin yokluğundan ya da fiziksel uzaklıklardan doğmaz; kaybolanın varlığıyla doldurulabilecek boşluklardan doğar. “Özlem” denen bu sınırsızlıkta her düşünce, her hatıra ve zamanın her anı daha fazla derinlik kazanabilir ve hayatın yoğun akışının ortasında bile yalnızlık duygusunu daha belirgin hâle getirebilir. Özlem gerçekten de insan duygularının en karmaşık ve aynı zamanda en güzel olanlarından biridir. Aile ilişkisi acı verici olsa bile, köklerden kopmak her zaman kalbin bir yerini yakar. Bu his doğaldır, gerçektir ve zayıflık değil, insan olmanın bir işaretidir. Canımı yakan bir ilişkiden uzaklaştım, ama hiç kimse kalbine özlem duymamas...