Bir Yıl Dayanan Ayakkabı Yazar: Gouya Roshan
Bir Yıl Dayanan Ayakkabı İnsan, planlar ve düzenlemelerle yönlendirilen bir varlıktır. Günlük hayatımız “sonra”, “gelecek yıl”, “zamanı gelince” ve “ihtimale karşı” sözleriyle doludur. Geleceği garanti kabul ederiz; öyle ki onun için evler kurar, sigorta yaptırır ve sözler veririz. Ancak bütün bu kesinliklerin kenarında ölüm durur; olağanüstü bir olay olarak değil, soğuk bir gülümsemeyle bu manzaraya bakan değişmez bir gerçek olarak. Ayakkabısını kunduracıya verip “Onu öyle tamir et ki bir yıl dayansın” diyen adamın görüntüsü, basit ama derin bir anlam taşır. Bu ifade, insan zihninin özünü yansıtır: varlığını ve hayatta kalacağını doğal kabul eden bir zihin. Bu söz kibirden değil, alışkanlıktan doğar. Hayatı garanti saymaya alışmışızdır. Bedenimizi, giydiğimiz şeylerden daha dayanıklı sanmaya alışmışızdır. Oysa hayatın acı ironisi tam da burada gizlidir: Ayakkabı bir yıl dayanır, ama sahibi bir gün bile dayanamaz. Bu anlatıda ölüm bağırmaz, tehdit etmez, uyarmaya çalışmaz. Sadece...