Kayıtlar

Temmuz 22, 2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Ey Tanrım, adaletinden, ışığından, merhametinden yağmur yağsın.

Resim
 Ey Mazlumların Sabırlı Tanrısı, Dua Ediyorum ki Yazar: Gouya Roshan(Güya Aydın ) Yağmur yağsın… bulutlardan değil; adaletten, barıştan, ışıktan. Çocukların kanını içmiş toprağa, sessizlikte paramparça olmuş yüreklere, nedensizce eğilmiş başlara, sessiz kalan gözyaşları için, artık kalkmaya gücü kalmayan eller için, çocukluğunu hiç yaşamamış çocuklar için, sırf milliyetleri yüzünden işkence gören hamile kadınlar için, hüznünü içine gömmüş erkekler için, yalnızca yaşamak isteyen ama ölüme mahkûm edilen insanlar için. Ey Tanrım, adaletinden, ışığından, merhametinden yağmur yağsın… Sadece yağmur değil mazlumların kalbine bir huzur, zalimlere bir hesap günü... Ağladığımızda gülenler için, açların ağzındaki lokmayı çalanlar için, beşiklere ateş atanlar için, aç insanlara kurşun sıkanlar için... Onlar da yaksınlar, kendi elleriyle tutuşturdukları o ateşi geri dönüşü olmayan o yangını tatsınlar. Ey Tanrım, adaletinden, ışığından, merhametinden yağmur yağsın.

Acı Veren Bir Ayrımcılık ve Dünyada Bir İnsanlık Suçu

Resim
  Acı Veren Bir Ayrımcılık ve Dünyada Bir İnsanlık Suçu Sürekli insan  Yazar: Gouya Roshan (Güya Aydın ) hakları, adalet ve eşitlikten söz edilen bir dünyada, ayrımcılık hâlâ insanlığın bedeninde açık bir yara gibi kanamaya devam ediyor. Sanki insanların değeri, ten renginden, ırkından veya milliyetinden belirleniyor; bazı acılar küresel medyada yer bulurken, bazılarının çığlıkları sessizlikte kayboluyor. Bu yazı, acı veren bu ayrımcılığa doğrudan bir bakış sunuyor — çünkü bu sadece bir adaletsizlik değil, insanlığa karşı açık bir suçtur. Örneğin: Neden bir Amerikalı, Kanadalı ya da Avrupalı beyaz bir insan dünyanın herhangi bir köşesinde öldürüldüğünde, medya anında tepki gösteriyor ve dünya çapında bir öfke fırtınası kopuyor? Ama milyonlarca Müslüman savaşlar, bombardımanlar ya da sistematik şiddet yüzünden can verirken, çoğunun sesi dünyanın gürültüsü arasında kayboluyor ve ağır bir sessizlik bu felaketlerin üzerine çöküyor? Bu bakış açısındaki fark sadece basit bir adalets...