Bazı insanlar başkalarının acısından zevk alır mı?
Bazı insanlar başkalarının acısından zevk alır mı?
Yazar: Gouya Roshan ( Güya Aydın)
Başkalarının acısından zevk alan birinin mutlaka “acımasız” olduğuna inanmıyorum. Ancak bu tür insanların kalbinde çoğu zaman ortak bir özellik vardır: çözülmemiş bir acı. Defalarca aşağılanmış ya da görmezden gelinmiş kişiler, bazen başkalarının başarısızlığını izlerken geçici bir güç ya da huzur duygusu bulurlar.
Bu, her zaman kötülükten kaynaklanmaz; daha çok kendilerini sürekli başkalarıyla karşılaştırmaları ve kişisel değerlerini geçmişte yaşadıkları aşağılanmalar üzerinden ölçmelerinden doğar. Bu süreçte, başkalarının hataları onların psikolojik besin kaynağına dönüşür.
Bu kişiler tamamen acımasız değildir; ancak çoğu zaman derin bir empatiye sahip değildirler. Sanki empati kapasiteleri sağlıklı bir şekilde gelişmemiştir. Bu davranışların arkasında gizli bir korku yatar. Başkalarının acısından zevk alan insanların yüzleri çoğu zaman yazılmamış bir mesajı haykırır:
“En azından en kötüsü ben değilim.”
Ancak kişilik özelliklerinden daha önemli olan, bu insanların kaderidir. Başkalarının acısından ya da hatalarından zevk alan kişiler er ya da geç yalnız kalırlar; çünkü kimse düşmeyi bekleyen birinin yanında kendini güvende hissetmez.
Bu tür ilişkiler genellikle tehlikeli bir karışım taşır: derin bir güvensizlik duygusu. Başkalarının başarısı onlar için doğrudan bir tehdit gibi görünürken, başkalarının başarısızlığı tatmin edici ve sakinleştirici olur.
Sonuç olarak, bilinçsiz bir rekabet zihniyeti bu kişilerde baskın hale gelir; fakat bu rekabet kişisel gelişim için değil, başkalarını küçültmek içindir. Algıladıkları bu üstünlüğe ihtiyaç duyarlar ve bundan zevk alırlar. Başkalarının hataları çoğu zaman sessiz bir çabadır ve şu cümleyi söylemeye çalışır:
“Bakın, ben daha iyiyim.”
Bu nedenle, bu kişilerin dışarıdan güçlü görünüp içten içe kırılgan olduklarını rahatlıkla söyleyebiliriz. Başkalarının küçük zayıflıklarından duydukları memnuniyet de buradan gelir. Rekabetçi, gizli ve yıpratıcı bir zihniyet, ruhlarının derinliklerinde akar.
Bana göre, bu tür insanlara karşı en iyi tepki tartışmaya girmek ya da kendini açıklamaya çalışmak değildir; bu, kalabalık içinde rahatsız edici hissettirse bile. Profesyonel, sakin ve soğukkanlı kalmak en etkili yoldur. Çünkü bu insanlar yalnızca belirsizlik ve duygusal tepkilerin olduğu yerde güç kazanırlar

Yorumlar