Yalnızlıkla dolu bir dünyada, birbirimize ihtiyacımız var- Yazar: Gouya Roshan

Yalnızlıkla dolu bir dünyada, birbirimize ihtiyacımız var.

İnsanların her zamankinden daha fazla birbirine bağlı olduğu bir çağda yaşıyoruz; ama aynı zamanda her zamankinden daha yalnızız.

Haberler daha hızlı yayılıyor, görüntüler anında ortaya çıkıyor; fakat çok azı gerçekten kalplere dokunuyor. Dünya uyumsuz seslerle dolu gibi görünüyor, ancak çok az kişi gerçekten dinliyor.

Birçok insan kendi işleriyle meşgul; gülümsüyor, yoğun, fotoğraflar çekiyor, mesajlara cevap veriyor… ama içlerinin derinliklerinde tarif edilemez bir hüznü saklıyorlar; ne fark edilmiş ne de anlaşılmış bir hüzün. Yalnızlık ise her zaman tek başına olmak demek değildir; bazen kimsenin yanına oturmaması, kimsenin sana bir fincan çay doldurmaması demektir.

Belki de bugün insanlığın en büyük ihtiyacı daha gelişmiş teknoloji ya da daha hızlı bilgi değil; insanlar arasındaki gerçek bağdır. Birinin çıkıp da “Merak etme, otur, acele etme, ben buradayım, yanındayım.” demesidir.

Bir düşünün; dünyadaki yorgun ve umutsuz her insanı, sadece bir anlığına bile olsa, kucaklayabilseydik… Sessizliklerini dinlemek için zaman ayırabilseydik ve birkaç basit sözle onlara şunu hatırlatabilseydik: Hüzün sonsuz değildir. Eninde sonunda geçer. Işık geç gelse bile, mutlaka gelir… Kaç kalp yeniden atmaya başlardı? Kaç göz yeniden ışıldardı?

Bu yüzden düşündüğümüzden çok daha fazlasını iyileştirebiliriz. Bazen bir telefon, bir mesaj, basit bir selam bile birini karanlıktan çıkarabilir. İyiliğin bir bedeli yoktur; ama kaderi değiştirebilir.

Umut mucize yaratmayabilir; fakat bize devam etme gücü verir. Bazen azmin kendisi insanlığın en büyük zaferidir.

Dünyayı bir gecede değiştiremeyebiliriz; ama bir kişinin dünyasını daha iyi bir yer haline getirebiliriz. Ve her şey tam da burada başlar.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ortadoğu’nun Binbir Yüzlü Adamı

Tanıma mı, Yoksa Kanlı Elleri Yıkamak mı?

Libya’nın Kaddafi Dönemi; Batı için Katlanılmaz Bir Refah