Trump’ın Takviminde Dünya: Yorgun Politikacılar, Sıra Bekleyen Bir DünyaYazar: Güya Aydin

Trump’ın Takviminde Dünya: Yorgun Politikacılar, Sıra Bekleyen Bir Dünya

Politika, gülmek ve küresel alışveriş…
Dünyanın sadece katı diplomatik kurallarla döndüğünü düşünen herkes, Donald Trump’ın manevralarına dikkatle bakmalı. Bir anda dünya, onun masasındaki bir takvim gibi görünür; her gün farklı bir ülke, her biri bir sonraki sırayı bekler.


Cumartesi? Tebrikler, Avrupa! Yeniden müzakereye, yeniden dengelemeye ve muhtemelen yeni bir şoka hazırlanın.


Pazar? Sevgili Orta Doğu, konular değişti. Dün başka bir şey konuşuldu, bugün başka bir konu var.


Pazartesi? Asya, hesap makinelerinizi açın. Eğer rakamlar dikkatinizi çekmiyorsa, hikâyenin tamamı henüz ortaya çıkmamış demektir.


Salı? Kanada, endişelenme… Sadece durumu daha dikkatli izliyoruz.


Çarşamba? Washington. Acil haberler, acil analizler, acil skandallar. Hatta nefes almak ve dinlenmek için zaman var mı?

Perşembe ve Cuma? Medya hazır; gösteri devam etmelidir.

Bu yöntem zor değil: biraz baskı, birkaç tweet, biraz müzakere… ve bir anda tüm dünya nefesini tutar. Sabah kahvesi bile haberleri kontrol etmeden zor içilir.

Evet, bu model bazen işe yarıyor: destek topluyor, manşetleri kapıyor ve rakipleri şaşkına çeviriyor. Ama yavaşça bir şey eriyor:  güven. Müttefikler geleceğe bakmak yerine takvime bakıyor ve soruyor: “Sıra bize ne zaman gelecek?”

Tüm dünya gülüyor, ama aynı zamanda gizlice emniyet kemerlerini bağlıyor.

Siyaset arenasında Donald Trump, havai fişeklerle büyülenmiş bir dünya gibi: önce göz kamaştırıcı ışık, ardından yıkıcı ses, sonra duman ve çözülmemiş sırlar.

Yine de, ertesi sabah planlandığı gibi gelir, takvim yeni bir sayfa çevirir ve herkes sorar: “Bugün çekilişi kim kazandı?” Gülüşlerin ardında, yavaş yavaş bir yorgunluk yayılır.

Müttefikler ani değişikliklerle şaşırmaktan yorulmuş, piyasalar dalgalanmalardan yorulmuş ve insanlar, haber gelmeden kaybolan bir gelecekten yorulmuş durumda.

Herkes sahnede koşuyor, ama az kişi soruyor: “Hedef neresi?” Belki bir gün, dünya artık “Bugün sıranın kime?” diye sormayacak; aksine soracak: “Kim sonunda yükünü indirip ciddi şekilde yarına odaklanacak?”

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ortadoğu’nun Binbir Yüzlü Adamı

Tanıma mı, Yoksa Kanlı Elleri Yıkamak mı?

Libya’nın Kaddafi Dönemi; Batı için Katlanılmaz Bir Refah